• Eyfel’e Eteğinin Altından Bakmak

    Eyfel’e Eteğinin Altından Bakmak

    Bir çocuğun, bir kadının eteğinin altından gizlice bakması gibi, Eyfel’in hemen dibinde durup onu seyretmek. Her açıdan farklı bir görkem! Bir sokaktan dönüp tüm ihtişamıyla karşımda belirdiği o anı unutmam mümkün değil. Yaklaştıkça heyecanım artmış, bir mabede doğru yol aldığım hissini uyandırmıştı. Fransızların en büyük başarılarından biri, belki de “bir demir yığını” olarak nitelendirilebilecek bu kuleyi dünyanın en merak edilen [...]

  • Çakmaklara Gaz Doldurulur

    Çakmaklara Gaz Doldurulur

    Sokak satıcılarının nesli tükeniyor farkında mısınız? Eskiden sokakta çok daha fazla sokak satıcısı görürdük. Direnenler var elbet. Mantar gibi çoğalan simit restoranlarına rağmen sokak simitçileri direniyor. Kestane, mısır, poğaça, tatlı, tavuklu pilav ve daha pek çok şey… Kimliklere PVC kaplayanlar çok ilginç mesela. Sürekli dönen o bant kaydı nasıl oluyor da bu satıcıların akıllarını oynatmalarına sebep olmuyor anlamıyorum. Her esnaf [...]

  • Bir Şehre Son Defa Bakmak

    Bir Şehre Son Defa Bakmak

    Berlin’de, Tegel Havaalanı’nın yolcu giriş kapısında, saatler sabahın körünü gösterirken, oracıkta dikilmiş günün ilk sigarasını içen bir adam -yani bendeniz-, fotoğrafta gördüğünüz  manzarayı seyretmekle meşguldür.  ”Bir insanın havaalanına bisikletle gelmesinin sebebi ne olabilir” sorusunu sorarken, gökyüzündeki ışık oyunun tadını çıkarır. Manzara muhteşem. Öyleyse bunu belgelemek gerekir. Bu kareyi çekmekle sadece bir görüntüyü değil, koskoca bir duyguyu da belgelemiş oldum. Fotoğrafa [...]

  • Sabah Treni

    Sabah Treni

    Yolculuğa sabah çıkmayı, şehir uyanmadan yollara düşmeyi, günün ilk ışıklarında uçağın, trenin, otobüsün, vapurun kalkış saatini beklemeyi seviyorum. Ayılmak için herhangi bir kafeden veya büfeden, seçici olma lüksüne girmeden alınmış kahvenin tadı her zamankinden farklı gelecektir. Çoğunlukla sabahın kör ayazında kendimi yollara attığım için, o saatte garların, havaalanlarının ve iskelelerin farkını görebiliyorum. Hiç yapmadıysanız tavsiye ediyorum. Görünce anlayacaksınız, nasıl her [...]

  • Çayeli’nden Öteye

    Çayeli’nden Öteye

    En çok göç veren bölgelerimizden biri Karadeniz. Bilhassa Doğu Karadeniz illerinden büyük bir göç yaşandı son 20 yılda. 10 senedir gidip geliyorum oralara. Ben bile fark ettim o günlerden bu günlere yaşanan değişimi. Şehir merkezinde ev alıp sadece bayramlarda ve yaz aylarında köylerine giden bölge insanı, gençlerin iş ve eğitim sebebiyle büyük şehirlere geçmesiyle yalnız kaldı. Karadeniz köylerinin eski şenlikli [...]

  • Karşı Kıyı

    Karşı Kıyı

    Denizlerin karaları böldüğünü sanırız fakat durum hiç de öyle değildir. Sadece bazı denizler -İstanbul’daki gibi- karaların arasında durup karşı kıyıya bakma lüksünü bizlere sunar. Bir adaya bakmak değil ama! İçinden deniz geçen şehirler daima benzersiz bir ayrıcalıkla diğerlerinin önüne geçiyor. O denizlerin üzerinden geçen köprüler, o köprülerin altından geçen sular. İçinden deniz geçen şehirlerde hayat çok hızlıdır. Köprünün altından çok [...]

  • Bir Bira Hikâyesi: Heineken

    Bir Bira Hikâyesi: Heineken

    Genç bir girişimci olan Gerard Adriaan Heineken, annesinden borç aldığı parayla eski bir bira fabrikasını satın alarak Heineken’i kurduğunda takvimler 1864′ü gösteriyordu. Aradan geçen zaman içinde şirketi dünya çapında büyüdü, atlatılan ekonomik buhranlar ve savaşlar sonrasında bugünkü halini aldı. Dünyanın 70 ülkesinde faaliyet gösteren Heineken’e ait 125 marka bulunuyor. 54.000 çalışana sahip olması da bir başka önemli bilgi. Amsterdam’a her [...]

  • Akşama Doğru

    Akşama Doğru

    Günün farklı evrelerinde, içinde bulunduğumuz mekan da, şehir de farklı renklere ve kişiliklere bürünüyor. Gökyüzü her yerde aynı mı? O da değişiyor. Binalar, duvarlar, yollar, meydanlar, kediler, sokak lambaları, kaldırımlar, masalar, saksılar, pencereler… Her şey bu değişim için el birliği yapıyor. Bizler de hem bir parçası, hem de tanığıyız. Güneşin doğmadan hemen önce ve battıktan hemen sonraki evreleri benim için [...]

  • Zaman Tüneli

    Zaman Tüneli

    Baba olduktan sonra çocukluk yıllarıma daha sık gider gelir oldum. Her ne kadar çook uzaklarda olsa da, çocukluğum benim için en yakın arkadaşlarımdan biri. İnsanın kendi çocukluğunu, çocuğu gibi sevmesi de lazım. Çınar’la vakit geçirirken, kendi çocuk halimi görüyorum bazen. Sanki ben de öyle yapardım. Galiba insan, çocukluğunu kendi çocuğunda bir defa daha yaşıyor. Sadece onunla çocuk olup oyunlara dalmak, [...]

  • Dansla konuşmak

    Dansla konuşmak

    Bazı danslar iki kişilik. Konuşurlar karşılıklı. Dışarıdan bu sohbeti izlemek, vücutlarıyla konuşmalarına tanık olmak büyük bir keyif sunar. Bezense tek başına dans eder insan. Bir mecburiyet değil, tercihtir. İkiden fazla insanın dansı da çok farklı bir görsel zenginlik sunuyor. Bir koro gibi, bir orman gibi. Kalabalık danslar çok uzun bir hikayeyi, farklı insanların dilinden aynı anda anlatmak gibi. Kadınlar ve [...]

  • Ezberlediğim İstasyonlar

    Ezberlediğim İstasyonlar

    Bir şehirde yaşarken, korkunç araç trafiğini atlatarak ulaşım sağlamanın en kolay yolu şüphesiz metro. Daha kısa mesafelerde bisiklet de tercihim. Bilhassa Avrupa ziyaretlerimde ilk işim haftalık metro kartlarından almak oluyor. Her şehrin metrosu kendi kişiliğine sahip. Şu ana kadar kullandıklarım arasında Moskova, Prag, New York ve Paris metroları en çok aklımda yer edinenler.  Özellikle de Paris ve New York metrolarının dünyadaki [...]

  • Gözleri İçine Düşmüş Kırık Bir Kukla

    Gözleri İçine Düşmüş Kırık Bir Kukla

    Az bir zamanınız kalmıştır. Bir şeyleri bir an önce yaşamak ve her şeyi sizden sonrasına ayarlamak için vaktiniz daralmaktadır. Geriye doğru sayılan yıllar aylara, aylar haftalara, haftalar da günlere dönmüştür. İçiniz sıkılır; hiçbir şey eski tadını vermemektedir artık. Ne bileyim. Mesela çok sevdiğiniz bir şehirde yağmurdan ıslanmış taşlara basarak yürümek, bir kafede oturmak, Tom Waits’in sesi gibi koyu bir fincan [...]

 

Arşiv

Eyfel’e Eteğinin Altından Bakmak

Eyfel’e Eteğinin Altından Bakmak

Bir çocuğun, bir kadının eteğinin altından gizlice bakması gibi, Eyfel’in hemen dibinde durup onu seyretmek. Her açıdan farklı bir görkem! Bir sokaktan dönüp tüm ihtişamıyla karşımda belirdiği o anı unutmam mümkün değil. Yaklaştıkça heyecanım artmış, bir mabede doğru yol aldığım hissini uyandırmıştı. Fransızların en büyük başarılarından biri, belki de “bir demir yığını” olarak nitelendirilebilecek bu kuleyi dünyanın en merak edilen [...]

Çakmaklara Gaz Doldurulur

Çakmaklara Gaz Doldurulur

Sokak satıcılarının nesli tükeniyor farkında mısınız? Eskiden sokakta çok daha fazla sokak satıcısı görürdük. Direnenler var elbet. Mantar gibi çoğalan simit restoranlarına rağmen sokak simitçileri direniyor. Kestane, mısır, poğaça, tatlı, tavuklu pilav ve daha pek çok şey… Kimliklere PVC kaplayanlar çok ilginç mesela. Sürekli dönen o bant kaydı nasıl oluyor da bu satıcıların akıllarını oynatmalarına sebep olmuyor anlamıyorum. Her esnaf [...]

Bir Şehre Son Defa Bakmak

Bir Şehre Son Defa Bakmak

Berlin’de, Tegel Havaalanı’nın yolcu giriş kapısında, saatler sabahın körünü gösterirken, oracıkta dikilmiş günün ilk sigarasını içen bir adam -yani bendeniz-, fotoğrafta gördüğünüz  manzarayı seyretmekle meşguldür.  ”Bir insanın havaalanına bisikletle gelmesinin sebebi ne olabilir” sorusunu sorarken, gökyüzündeki ışık oyunun tadını çıkarır. Manzara muhteşem. Öyleyse bunu belgelemek gerekir. Bu kareyi çekmekle sadece bir görüntüyü değil, koskoca bir duyguyu da belgelemiş oldum. Fotoğrafa [...]

Sabah Treni

Sabah Treni

Yolculuğa sabah çıkmayı, şehir uyanmadan yollara düşmeyi, günün ilk ışıklarında uçağın, trenin, otobüsün, vapurun kalkış saatini beklemeyi seviyorum. Ayılmak için herhangi bir kafeden veya büfeden, seçici olma lüksüne girmeden alınmış kahvenin tadı her zamankinden farklı gelecektir. Çoğunlukla sabahın kör ayazında kendimi yollara attığım için, o saatte garların, havaalanlarının ve iskelelerin farkını görebiliyorum. Hiç yapmadıysanız tavsiye ediyorum. Görünce anlayacaksınız, nasıl her [...]

Çayeli’nden Öteye

Çayeli’nden Öteye

En çok göç veren bölgelerimizden biri Karadeniz. Bilhassa Doğu Karadeniz illerinden büyük bir göç yaşandı son 20 yılda. 10 senedir gidip geliyorum oralara. Ben bile fark ettim o günlerden bu günlere yaşanan değişimi. Şehir merkezinde ev alıp sadece bayramlarda ve yaz aylarında köylerine giden bölge insanı, gençlerin iş ve eğitim sebebiyle büyük şehirlere geçmesiyle yalnız kaldı. Karadeniz köylerinin eski şenlikli [...]

Karşı Kıyı

Karşı Kıyı

Denizlerin karaları böldüğünü sanırız fakat durum hiç de öyle değildir. Sadece bazı denizler -İstanbul’daki gibi- karaların arasında durup karşı kıyıya bakma lüksünü bizlere sunar. Bir adaya bakmak değil ama! İçinden deniz geçen şehirler daima benzersiz bir ayrıcalıkla diğerlerinin önüne geçiyor. O denizlerin üzerinden geçen köprüler, o köprülerin altından geçen sular. İçinden deniz geçen şehirlerde hayat çok hızlıdır. Köprünün altından çok [...]

Bir Bira Hikâyesi: Heineken

Bir Bira Hikâyesi: Heineken

Genç bir girişimci olan Gerard Adriaan Heineken, annesinden borç aldığı parayla eski bir bira fabrikasını satın alarak Heineken’i kurduğunda takvimler 1864′ü gösteriyordu. Aradan geçen zaman içinde şirketi dünya çapında büyüdü, atlatılan ekonomik buhranlar ve savaşlar sonrasında bugünkü halini aldı. Dünyanın 70 ülkesinde faaliyet gösteren Heineken’e ait 125 marka bulunuyor. 54.000 çalışana sahip olması da bir başka önemli bilgi. Amsterdam’a her [...]

Akşama Doğru

Akşama Doğru

Günün farklı evrelerinde, içinde bulunduğumuz mekan da, şehir de farklı renklere ve kişiliklere bürünüyor. Gökyüzü her yerde aynı mı? O da değişiyor. Binalar, duvarlar, yollar, meydanlar, kediler, sokak lambaları, kaldırımlar, masalar, saksılar, pencereler… Her şey bu değişim için el birliği yapıyor. Bizler de hem bir parçası, hem de tanığıyız. Güneşin doğmadan hemen önce ve battıktan hemen sonraki evreleri benim için [...]

Zaman Tüneli

Zaman Tüneli

Baba olduktan sonra çocukluk yıllarıma daha sık gider gelir oldum. Her ne kadar çook uzaklarda olsa da, çocukluğum benim için en yakın arkadaşlarımdan biri. İnsanın kendi çocukluğunu, çocuğu gibi sevmesi de lazım. Çınar’la vakit geçirirken, kendi çocuk halimi görüyorum bazen. Sanki ben de öyle yapardım. Galiba insan, çocukluğunu kendi çocuğunda bir defa daha yaşıyor. Sadece onunla çocuk olup oyunlara dalmak, [...]

Dansla konuşmak

Dansla konuşmak

Bazı danslar iki kişilik. Konuşurlar karşılıklı. Dışarıdan bu sohbeti izlemek, vücutlarıyla konuşmalarına tanık olmak büyük bir keyif sunar. Bezense tek başına dans eder insan. Bir mecburiyet değil, tercihtir. İkiden fazla insanın dansı da çok farklı bir görsel zenginlik sunuyor. Bir koro gibi, bir orman gibi. Kalabalık danslar çok uzun bir hikayeyi, farklı insanların dilinden aynı anda anlatmak gibi. Kadınlar ve [...]