Cenaze nedeniyle kapalıyız

HAYAT

Görmüşsünüzdür; bir dükkanın kapalı kapısında veya vitrin camında “cenaze nedeniyle kapalıyız” yazısını pek çok defa.

Sizin de içiniz ürperir mi bu notu görünce? Ben merak ederim. Dükkanın sahibi miydi, çalışanı mıydı, yakını mıydı, nasıl bir ölümdü, ani miydi yoksa bekleniyor muydu, genç miydi yoksa vadesi artık dolmuş muydu, çok acı çekti mi, çok acı bıraktı mı, giderken başkalarının ömründen de ömür aldı mı… Bu sorular aklımdan tren katarı gibi geçip gider.

Koskoca ülke bu halde işte. Cenaze nedeniyle kapalıyız.

Deprem ülkesi olmaya alışabiliriz belki ama; böylesine yok yere ölümlerin ülkesi olmaya alışmayalım.

Cenazelerimizi kaldıralım, herkes kendi geleneğince yasını tutsun; fakat artık gencecik, köz gibi evlatlarımızın, kardeşlerimizin cenazesini kaldırmayalım, ölüp gitmelerine izin vermeyelim. Herkes kendince gereğini düşünsün, tedbirini alsın. Kimseye yol yordam göstermek haddime değil, herkes kendisi için en iyisini bilir zaten.


Erdal Kaplanseren

Erdal Kaplanseren

Bu blog'da, ben Erdal Kaplanseren'in hayatına konuk olacaksınız. Belki de ben sizin hayatınıza misafir olacağım, bunu henüz bilmiyoruz. Bunun için yapmanız gereken, solda akmakta olan yazılara tıklayıp açmak ve diğerleri için kategorileri veya en alttaki sayfa numaralarını tıklayarak hayata, insanlara, ilişkilere, izlediklerime, dinlediklerime, okuduklarıma dair düşüncelerime dalmak. Hepsi bu kadar. İyi eğlenceler... Daha fazla bilgi Hakkımda sayfasında. 


Comments

  1. Küçükken önemsemezdim, başıma gelmez der; şanslı olduğumu düşünür ve koruyucu meleklere inanırdım. Ancak büyüdükçe hayatın zorlukları ve gerçekleri ile yüzleştikçe artık dediğiniz gibi üzülüyorüm, endişeleniyorum ve cenaze olayının arkasındakileri düşünürken kendimi buluyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir