<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>içimdekiler.com</title>
	<atom:link href="http://www.icimdekiler.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.icimdekiler.com</link>
	<description>Erdal Kaplanseren&#039;den fotoğraf hikâyeleri</description>
	<lastBuildDate>Tue, 15 May 2012 06:25:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Berlin&#8217;in göğünün altında</title>
		<link>http://www.icimdekiler.com/berlinin-gogunun-altinda/</link>
		<comments>http://www.icimdekiler.com/berlinin-gogunun-altinda/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Mar 2012 14:06:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şehir]]></category>
		<category><![CDATA[1/2000 sn.]]></category>
		<category><![CDATA[16 mm]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EF 16-35mm]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EOS 7D]]></category>
		<category><![CDATA[f/2.8]]></category>
		<category><![CDATA[ISO-100]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.icimdekiler.com/?p=1927</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul gibi engebeli bir şehirde büyüyen herkes gibi ben de düz şehirlerde farklı hissediyorum. Düz bir şehirdeyken, gökyüzü yere daha yakın geliyor. Her yer gökyüzüyle kaplı. Berlin de böyle bir şehir. Tıpkı Paris, Amsterdam, Eskişehir, Ankara, Prag, Budapeşte, Barselona gibi&#8230; Bu şehirleri kuşbakışı izlemek, bir lunaparka dönme dolaptan bakmak gibi. Büyük şamatayı görür ve izlersiniz,...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul gibi engebeli bir şehirde büyüyen herkes gibi ben de düz şehirlerde farklı hissediyorum. Düz bir şehirdeyken, gökyüzü yere daha yakın geliyor. Her yer gökyüzüyle kaplı. Berlin de böyle bir şehir. Tıpkı Paris, Amsterdam, Eskişehir, Ankara, Prag, Budapeşte, Barselona gibi&#8230; Bu şehirleri kuşbakışı izlemek, bir lunaparka dönme dolaptan bakmak gibi. Büyük şamatayı görür ve izlersiniz, ona yukarıdan bir yerlerden bakma şansınız olduğunda. Şehrin gürültüsünü, hareketliliğini veya sessizliğini, ıssızlığını görürsünüz. Renkli bir şehir, ürküntüyü ve heyecanı ayrı zamanlarda sunabilir. Boş bir lunapark hüzünlüdür.<br />
İnsanlar, mahalleler, sıradan günlük yaşantılar içinde geçişler ve kayboluşlar. Şehir insanı yutar ve o şehrin içinde yaşarken, o düzlükte fark edilmeden yürürken bu sindirilmişliği kabullenişle içinizden geçenler sadece sizin dünyanızda yankısını bulur. İşte böyle zamanlarda bazı çizgiler belirir, çevrenizdeki insanlar ile içinde yaşadığınız şehir arasında görürsünüz bu çizgileri. Şayet şehirden sıkılırsanız insanlarına başvurursunuz. Ne kadar kalabalık olduğu önemli değil. İnsanlar sizi anlamıyorsa, siz onları anlamıyorsanız şehirle flörtünüz başlar. Bir müddet onun tadını çıkartırsınız. Her zaman kaçacak bir şehir bulabilirsiniz aslında. Üstelik bu şehirde  yaşıyor olmanız şart da değil. Bir yanınız, bir şeyiniz o şehirdedir, bu yeterli. Tamamen sizin elinizdedir. O şehri, insanlarıyla veya tek başına yargılamak ve hapsetmek size bağlı.<br />
<strong>Eylül 2011 &#8211; Berlin/Almanya</strong></p>
<p><em> <div class="box-question-outer">
                            <div class="box-question">
                               <p>  </em><em>Kamera:</em><em> </em><em><strong><a href="http://www.icimdekiler.com/tag/canon-eos-7d/">Canon EOS 7D</a> </strong></em><em>Lens: Canon EF 16-35mm </em><em><br />
</em><em>F durağı: f/2.8</em><em> </em><em><br />
</em><em>ISO hızı: ISO-100</em><em> </em><em><br />
</em><em>Poz süresi: 1/2000 sn.</em><em><br />
</em><em>Odak uzunluğu: 16 mm</em> </p>
                            </div>
                        </div></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.icimdekiler.com/berlinin-gogunun-altinda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lütfen Çimlere Basınız</title>
		<link>http://www.icimdekiler.com/lutfen-cimlere-basiniz/</link>
		<comments>http://www.icimdekiler.com/lutfen-cimlere-basiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Mar 2012 09:36:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şehir]]></category>
		<category><![CDATA[1/1600 sn.]]></category>
		<category><![CDATA[21 mm]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EF 16-35mm]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EOS 7D]]></category>
		<category><![CDATA[f/2.8]]></category>
		<category><![CDATA[ISO-100]]></category>
		<category><![CDATA[San Francisco]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.icimdekiler.com/?p=1872</guid>
		<description><![CDATA[Öğrencilik yıllarımda Anadolu&#8217;dan gelen bir arkadaşım, parklarda gördüğü &#8220;lütfen çimlere basmayınız&#8221; uyarısına çok şaşırdığından bahsetmişti. Çünkü çimler uzaktan seyretmek için değil, üzerine basmak içindir Metropolde doğup büyümüş her insan gibi ben de bu şaşkınlığa şaşırıp, öğretilmiş yasakları sorgulamadan nasıl da kabullendiğimizi bir defa daha düşünmeye başlamıştım. Beton ve camdan inşa edilen şehirlerde bir yudum çimen...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öğrencilik yıllarımda Anadolu&#8217;dan gelen bir arkadaşım, parklarda gördüğü &#8220;lütfen çimlere basmayınız&#8221; uyarısına çok şaşırdığından bahsetmişti. Çünkü çimler uzaktan seyretmek için değil, üzerine basmak içindir Metropolde doğup büyümüş her insan gibi ben de bu şaşkınlığa şaşırıp, öğretilmiş yasakları sorgulamadan nasıl da kabullendiğimizi bir defa daha düşünmeye başlamıştım.</p>
<p>Beton ve camdan inşa edilen şehirlerde bir yudum çimen gören vatandaşın, otoban kenarı olsa bile mangalı kurduğunu görmüşsünüzdür. Bir hayli uzun bir konu. Sebeplerini ve çözümlerini düşünmek dahi istemiyorum. Planlaması akıllıca yapılmış şehirlerde insanların nefes alabildikleri alanların varolduğunu görmek imrendiriyor beni, derdim bu. Çevresini demir parmaklıklarla çevirdiğimiz yeşil alanlara &#8220;lütfen çimlere basmayınız&#8221; uyarılarını asarak şehirlerimizde yeşili yaşatmaya çalışıyoruz fakat nafile. Çimeni hapsederek değil, çoğaltarak koruyabiliriz.</p>
<p>Yaşanabilecek şehirler listemin üst sıralarında yer alan San Francisco, bir şehirde aradığım pekçok özelliğe sahip. Üstelik çimlere basmak da yasak değil.</p>
<p><strong>Ekim 2011 &#8211; San Francisco/ABD</strong></p>
<p><em></em><span class="dropcap "><em>Kamera:</em><em> </em><em><strong><a href="http://www.icimdekiler.com/tag/canon-eos-7d/">Canon EOS 7D</a> </strong></em><em>Lens: Canon EF 16-35mm </em><em><br />
</em><em>F durağı: f/2.8</em><em> </em><em><br />
</em><em>ISO hızı: ISO-100</em><em> </em><em><br />
</em><em>Poz süresi: 1/1600 sn.</em><em><br />
</em><em>Odak uzunluğu: 21 mm</em></span><em></em></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.icimdekiler.com/lutfen-cimlere-basiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Taxicabs of New York City</title>
		<link>http://www.icimdekiler.com/taxicabs-of-new-york-city/</link>
		<comments>http://www.icimdekiler.com/taxicabs-of-new-york-city/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Feb 2012 22:01:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şehir]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Manhattan]]></category>
		<category><![CDATA[New York]]></category>
		<category><![CDATA[taksi]]></category>
		<category><![CDATA[taxicab]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.icimdekiler.com/?p=1878</guid>
		<description><![CDATA[Her şehrin simgeleri vardır. New York&#8217;un ise pek çok simgesi var. Bunlardan biri, geniş caddelerini sarıya boyayan taksileri. Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde &#8220;Taxicap&#8221; olarak anılan bu araçlar,  1960&#8242;lardaki sosyal huzursuzlukların yoğunlaştığı dönemde, New York&#8217;ta mecburiyetten ortaya çıktı. Mecburiyetin sebebi, suç oranındaki artışa paralel olarak, şehirde yaşayan insanların ulaşımda bazı güvenlik sorunları yaşaması oldu. Taksilerin ayırt edilmesi...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her şehrin simgeleri vardır. New York&#8217;un ise pek çok simgesi var. Bunlardan biri, geniş caddelerini sarıya boyayan taksileri. Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde &#8220;Taxicap&#8221; olarak anılan bu araçlar,  1960&#8242;lardaki sosyal huzursuzlukların yoğunlaştığı dönemde, New York&#8217;ta mecburiyetten ortaya çıktı. Mecburiyetin sebebi, suç oranındaki artışa paralel olarak, şehirde yaşayan insanların ulaşımda bazı güvenlik sorunları yaşaması oldu. Taksilerin ayırt edilmesi ve kontrol altında tutulabilmesi için özel bir renk ve medallion olarak anılan özel plakaya sahip olmasına karar verildi. 1967&#8242;de New York&#8217;taki ilk sarı taksiler yolcu taşımaya başladı. Renk tercihinde, sarının fark edilebilir ve geçicilik hissi vermesi etkin oldu.</p>
<p>New York&#8217;ta 60 bin civarında taksi şoförü bulunuyor ve bunların yüzde 80&#8242;i göçmen. Özellikle Karayip ve Güney Asya ülkelerinden göçmen olarak ABD&#8217;ye gelenler yoğunluk gösteriyor. Nadiren de olsa Türk taksi şoförlerine rastlayabilirsiniz. Benim gördüğüm kadarıyla, Türkler taksiden ziyade, limuzinlerde şoförlük yapıyor. Ha, bahsi geçmişken söyleyeyim, limuzin Amerika&#8217;da çok yaygın bir ulaşım hizmeti. Sadece süper zenginlerin değil, özel günlerinde konforlu bir ulaşım hizmeti almak isteyenler limuzin kiralıyor. Bu yüzden sokaklarda boy boy limuzin görmek mümkün.</p>
<p>İleride bir gün New York&#8217;a giderseniz, o ünlü taksilere binin. New York&#8217;u bu taksilerin penceresinden seyredin. Daha farklı manzaralar göreceksiniz. Unutmadan, Taxicab adının nereden geldiğini de söyleyeyim: Çok ilginç biçimde taximeter ve cabriolet kelimelerinden türetilmiş.</p>
<p><strong>Ekim 2011 – New York/ABD</strong></p>
<blockquote><p><em>Kamera:</em><em> </em><em><strong><a href="http://www.icimdekiler.com/tag/canon-eos-7d/">Canon EOS 7D</a> </strong></em><em>Lens: Canon EF 16-35mm </em><em><br />
</em><em>F durağı: f/2.8</em><em> </em><em><br />
</em><em>ISO hızı: ISO-1000</em><em> </em><em><br />
</em><em>Poz süresi: 1/100 sn.</em><em><br />
</em><em>Odak uzunluğu: 16 mm</em></p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.icimdekiler.com/taxicabs-of-new-york-city/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bisiklet Kardeşliği</title>
		<link>http://www.icimdekiler.com/bisiklet-kardesligi/</link>
		<comments>http://www.icimdekiler.com/bisiklet-kardesligi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Feb 2012 08:27:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şehir]]></category>
		<category><![CDATA[1/60 sn.]]></category>
		<category><![CDATA[41 mm]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EOS 50D]]></category>
		<category><![CDATA[f/5.6]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[ISO-200]]></category>
		<category><![CDATA[Paris]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.icimdekiler.com/?p=1867</guid>
		<description><![CDATA[En çevreci ulaşım aracı olan bisikletin yaygınlaşması için son yıllarda &#8220;bisiklet paylaşım sistemi&#8221; (Bicycle sharing system) adında bir sistem işletiliyor. Şehir bisikleti de (City bike) yaygın olarak kullanılan bir isim. Dünyanın pek çok büyük şehrinde (200&#8242;den fazla uygulama olduğu tahmin ediliyor) başarıyla uygulanan bu sistem, genellikle belediyelerle özel sektör kuruluşları tarafından ortaklaşa kuruluyor. Sisteme üye...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>En çevreci ulaşım aracı olan bisikletin yaygınlaşması için son yıllarda &#8220;bisiklet paylaşım sistemi&#8221; (<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Bicycle_sharing_system">Bicycle sharing system</a>) adında bir sistem işletiliyor. Şehir bisikleti de (City bike) yaygın olarak kullanılan bir isim. Dünyanın pek çok büyük şehrinde (200&#8242;den fazla uygulama olduğu tahmin ediliyor) başarıyla uygulanan bu sistem, genellikle belediyelerle özel sektör kuruluşları tarafından ortaklaşa kuruluyor. Sisteme üye olan kullanıcılar, şehrin farklı yerlerindeki istasyonlardan bisikleti alıp işini gördükten sonra bir başka istasyona bırakıyor. Gelişmiş sistemlerde bisikletler GPS uydularıyla izleniyor.</p>
<p>Çevre kirliliğinden, trafikten, gürültüden ve stresten uzaklaşmak için bire bir. Gel gelelim bizim ülkemizde pek az şehir uygun bu sistem için. Bir dönem Yalova&#8217;da belediyen öncülüğünde kurulmuş fakat sonrasında ne yazık ki başarılı olamamıştı. İnsanımızın bisikleti bir vasıta değil de, oyun aracı olarak görmesi de bence bunda bir etken. Bisiklet yollarına saygı göstermemek, otomobilleri bisikletlierin zerine sürmek ve daha pek çok olumsuz davranış yüzünden büyük şehirlerimizde bisiklet kullanmak meşakkatli iş.</p>
<p><strong>Aralık 2010 &#8211; Paris/Fransa</strong></p>
<blockquote><p>Kamera modeli: <a href="http://usa.canon.com/cusa/consumer/products/cameras/slr_cameras/eos_50d" target="_blank">Canon EOS 50D</a><br />
F durağı: f/5.6<br />
ISO hızı: ISO-200<br />
Poz süresi: 1/60 sn.<br />
Odak uzunluğu: 41 mm</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.icimdekiler.com/bisiklet-kardesligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Avluya Açılan Pencere</title>
		<link>http://www.icimdekiler.com/avluya-acilan-pencere/</link>
		<comments>http://www.icimdekiler.com/avluya-acilan-pencere/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Feb 2012 23:37:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şehir]]></category>
		<category><![CDATA[1/160 sn.]]></category>
		<category><![CDATA[50 mm]]></category>
		<category><![CDATA[Belçika]]></category>
		<category><![CDATA[Brüksel]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EF 16-35mm]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EOS 600D]]></category>
		<category><![CDATA[f/2.8]]></category>
		<category><![CDATA[ISO-400]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.icimdekiler.com/?p=1817</guid>
		<description><![CDATA[Şehirlerin iç içe geçmiş, kayboldukça ve uzun vakit geçirdikçe ancak görebileceğiniz mekanları ve detayları bulunuyor. Bence en güzel mekanlar, turist gözüyle değil, kaybolur gibi dolaşırken tesadüf ediyor. Küçük Avrupa şehirlerine gidenlerin en büyük yakınması genellikle gezilecek, oturulacak az yer olmasından. Merkezdeki mutlaka görülmesi gereken yapıları, meydanları ve mekanları gördükten sonra &#8220;Eee, bu kadar mı?&#8221; diye...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şehirlerin iç içe geçmiş, kayboldukça ve uzun vakit geçirdikçe ancak görebileceğiniz mekanları ve detayları bulunuyor. Bence en güzel mekanlar, turist gözüyle değil, kaybolur gibi dolaşırken tesadüf ediyor.</p>
<p>Küçük Avrupa şehirlerine gidenlerin en büyük yakınması genellikle gezilecek, oturulacak az yer olmasından. Merkezdeki mutlaka görülmesi gereken yapıları, meydanları ve mekanları gördükten sonra &#8220;Eee, bu kadar mı?&#8221; diye soruyor insan haklı olarak. Değil elbette. Keşfetmek için ilk bakışta görülemeyenlere yaklaşmak gerekiyor. Bunun özel bir yöntemi yok. Biraz sezgi, biraz merak, bir de uzun süre yürürken sizi rahatsız etmeyecek ayakkabılar. Yürüyerek veya bisikletle bir şehri keşfetmek her zaman daha kolaydır.</p>
<p>Brüksel, Avrupa&#8217;nın en sıkıcı sayılan şehirlerinden biri. Doğrusu eğlence mekanları konusunda bu görüşe tamamen katılıyorum. Fakat gündüz vakit geçirirken şehir size olanca cömertliğini gösteriyor. En sevdiğim yanı ise bir ara sokaktan dönerken, hiç beklemediğim biçimde küçük bir meydanın ansızın karşıma çıkması. Lizbon&#8217;da ve Barselona&#8217;da defalarca yaşadığım bir his. Önceki ay Brüksel&#8217;de de gördüm böyle meydanlardan. Daha iyisi, İtalyan şehirlerinde rastladığım türde avlular&#8230; Bir binanın girişinden adım atıp ilerleyince karşınızda arz-ı endam eden bir geniş avlu. O avluda bir kafe veya restoran olması durumu daha da güzelleştiriyor. Çünkü bu sayede bizler de avlunun serin, gölgeli, sakin atmosferinden istifade etme şansını elde etmiş oluyoruz. Avlular daima eşsiz bir huzur sunuyor. Mekan seçimlerinde göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim. Beyoğlu&#8217;nda da birkaç büyük avlu görmüş ve mekanlarında oturmuştum. Ne demiştim; en güzel mekanlar, turist gözüyle değil, kaybolur gibi dolaşırken tesadüf ediyor. Haydi kaybolun ilk fırsatta.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ağustos 2011 – Brüksel/Belçika</strong></p>
<blockquote><p><em>Kamera:</em><em> </em><em><strong><a href="http://www.icimdekiler.com/tag/canon-eos-600d/">Canon EOS 600D</a> </strong></em><em>Lens: Canon EF 16-35mm </em><em><br />
</em><em>F durağı: f/2.8</em><em> </em><em><br />
</em><em>ISO hızı: ISO-400</em><em> </em><em><br />
</em><em>Poz süresi: 1/160 sn.</em><em><br />
</em><em>Odak uzunluğu: 50 mm</em></p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.icimdekiler.com/avluya-acilan-pencere/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Konuşmamız Lazım</title>
		<link>http://www.icimdekiler.com/konusmamiz-lazim/</link>
		<comments>http://www.icimdekiler.com/konusmamiz-lazim/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Feb 2012 22:16:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[1/250 sn.]]></category>
		<category><![CDATA[24 mm]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EF 24mm f/1.4]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EOS 7D]]></category>
		<category><![CDATA[f/4]]></category>
		<category><![CDATA[Hollanda]]></category>
		<category><![CDATA[ISO-1000]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.icimdekiler.com/?p=2209</guid>
		<description><![CDATA[Bazı sorular veya sözler, peşinden gelecek cümlelerle ilgili her zamankinden çok şey anlatır. Durumlara, karakterlere hatta cinsiyetlere mal olmuş sözler de var. Benim en sevdiklerimden biri &#8220;konuşmamız lazım&#8221;. Bakmayın seviyorum dediğime, her erkek gibi ben de bu sözden müthiş korkuyorum. Ardından oldukça tekinsiz, korkulması gereken konular açılacaktır. Şimdiye kadarki yaşam deneyimim ve yakın çevremdeki insanların...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazı sorular veya sözler, peşinden gelecek cümlelerle ilgili her zamankinden çok şey anlatır. Durumlara, karakterlere hatta cinsiyetlere mal olmuş sözler de var. Benim en sevdiklerimden biri &#8220;konuşmamız lazım&#8221;. Bakmayın seviyorum dediğime, her erkek gibi ben de bu sözden müthiş korkuyorum. Ardından oldukça tekinsiz, korkulması gereken konular açılacaktır. Şimdiye kadarki yaşam deneyimim ve yakın çevremdeki insanların paylaşımları bu tezimi doğruluyor. Asla ama asla, bir kadının sevgilisine &#8220;konuşmamız lazım&#8221; demesinin ardından gelecek sözler hayra alamet değildir.</p>
<p>Bu durum aslında ilişkilerde sorgulayan ve adım atma heveslisi olan tarafın kadınlar olmasından kaynaklanıyor. Bir şeyler yolunda gitmemektedir, birinin bir şeyler yapması gerekiyordur; ve bu kişi de kadının kendisidir. Eh, hak vermek gerekir ki böylesine önemli ve karşınızdakini kıskıvrak köşeye sıkıştıracağınız bir sohbetin başlangıcı için &#8220;konuşmamız lazım&#8221;dan daha harika bir girizgah olamaz. Bu yüzden, sevgili erkekler, siz siz olun; sevgilinizden &#8220;konuşmamız lazım&#8221; sözünü duyar duymaz bir şeyler yapın. Oradan koşarak uzaklaşır mısınız, Kanada konsolosluğuna vatandaşlık için mi başvurursunuz, yoksa deli numarası mu yapmaya başlarsınız bilemem. Bu fotoğraftaki çocuğun aklından geçen şey bence &#8220;şimdi hızla koşmaya başlarsam sanırım gerisini konuşmak zorunda kalmam&#8221; gibi bir şey. <img src='http://www.icimdekiler.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><em> <div class="box-question-outer">
                            <div class="box-question">
                               <p>  </em><em>Kamera:</em><em> </em><em><strong><a href="http://www.icimdekiler.com/tag/canon-eos-7d/">Canon EOS 7D</a> </strong></em><em>Lens: Canon EF 24mm f/1.4 </em><em><br />
</em><em>F durağı: f/4</em><em><br />
</em><em>ISO hızı: ISO-1000</em><em> </em><em><br />
</em><em>Poz süresi: 1/250 sn.</em><em><br />
</em><em>Odak uzunluğu: 24 mm</em> </p>
                            </div>
                        </div> <em></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.icimdekiler.com/konusmamiz-lazim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bira Bahçesinde Öğleden Sonra Birası</title>
		<link>http://www.icimdekiler.com/bira-bahcesinde-ogleden-sonra-birasi/</link>
		<comments>http://www.icimdekiler.com/bira-bahcesinde-ogleden-sonra-birasi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Feb 2012 06:00:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikâye]]></category>
		<category><![CDATA[1/640 sn.]]></category>
		<category><![CDATA[36 mm]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EF 16-35mm]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EOS 600D]]></category>
		<category><![CDATA[f/2.8]]></category>
		<category><![CDATA[ISO-100]]></category>
		<category><![CDATA[Münih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.icimdekiler.com/?p=1778</guid>
		<description><![CDATA[Bira dendiğinde ilk akla gelen ülke şüphesiz Almanya. Çoğu insan, dünyada birayı en yoğun tüketen milletin Almanlar olduğunu sanıyor. Fakat istatistikler farklı söylüyor. Dünyada kişi başına bira tüketiminin en yüksek olduğu ülke Çek Cumhuriyeti. İkinci sırada İrlanda var. Almanya ise üçüncülüğe talim ediyor. Aslında bu önyargının çok önemli dayanakları var. Birincisi, Almanlar bira kültürüne çok...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bira dendiğinde ilk akla gelen ülke şüphesiz Almanya. Çoğu insan, dünyada birayı en yoğun tüketen milletin Almanlar olduğunu sanıyor. Fakat istatistikler farklı söylüyor. Dünyada kişi başına bira tüketiminin en yüksek olduğu ülke Çek Cumhuriyeti. İkinci sırada İrlanda var. Almanya ise üçüncülüğe talim ediyor.</p>
<p>Aslında bu önyargının çok önemli dayanakları var. Birincisi, Almanlar bira kültürüne çok büyük katkılar sunmuş bir millet. Her eyaletinin kendine özel yüzlerce bira markası bulunuyor. Bazı kaynaklara göre Almanya&#8217;da toplam bira markası 5000&#8242;i geçiyor. Üretici şirket sayısı ise 1300 civarında. En çok gittiğim ülkelerden biri olduğu için, farklı şehirlerinde uzun uzun vakit geçirirken, Almanların bira kültüründen de nasiplenmeye çalıştım.</p>
<p>Birayı görkemli biçimde sunmaları, hayatlarının önemli bir parçası görmeleri, Almanları bira ile özdeş tutmak için oldukça geçerli sebepler. Eh, Oktoberfest&#8217;i anmamak olmaz. Her yıl Eylül ayının son günlerinde başlayıp Ekim&#8217;in ilk günlerinde düzenlenen iki haftalık muhteşem bir festival. Biranın harman olduğu yer, Bavyera&#8217;nın başkenti Münih&#8217;te gerçekleşiyor. Tam da şu günlerde&#8230; Oktoberfes&#8217;in birası özel mayalanıyor. Lezzet ve alkol bakımından daha farklı ve sert olan özel bira, her yıl festivale katılan milyonlarca birasever için bulunmaz bir nimet.</p>
<p>Yılın diğer zamanlarında Münih&#8217;te dolaşırken, fotoğraftakine benzer mekanlarla karşılaşmanız çok normal.  Her yaştan insan oturmuş sohbet eşliğinde biralarını yudumlıyor. Üstelik öyle narin bardaklarda değil, Maß adı verilen 1 litrelik dev bardaklarla içiyorlar köpüklü biralarını.</p>
<p>Almanlar alkol almak veya sarhoş olmak maksadıyla bira içmiyor. Sevdikleri için içiyorlar. Şimdiye kadar bira içip sarhoş olmuş bir Alman görmedim. Yolunuz bir gün Münih&#8217;e düşerse, fotoğraftaki gibi bir bira bahçesinde oturun, 1 litrelik bardakta biranızı alın ve tadını sonuna kadar çıkararak için. Sonra da fotoğrafını çekip bana gönderin. <img src='http://www.icimdekiler.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><em>Kamera:</em><em> </em><em><strong><a href="http://www.icimdekiler.com/tag/canon-eos-600d/">Canon EOS 600D</a> </strong></em><em>Lens: Canon EF 16-35mm </em><em><br />
</em><em>F durağı: f/2.8</em><em> </em><em><br />
</em><em>ISO hızı: ISO-100</em><em> </em><em><br />
</em><em>Poz süresi: 1/640 sn.</em><em><br />
</em><em>Odak uzunluğu: 36 mm</em></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>16 mm</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.icimdekiler.com/bira-bahcesinde-ogleden-sonra-birasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Odanızın Penceresi Neye Açılıyor?</title>
		<link>http://www.icimdekiler.com/odanizin-penceresi-neye-aciliyor/</link>
		<comments>http://www.icimdekiler.com/odanizin-penceresi-neye-aciliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Feb 2012 02:04:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şehir]]></category>
		<category><![CDATA[1/80 sn.]]></category>
		<category><![CDATA[50 mm]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EF 50mm f/1.8 II]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EOS 50D]]></category>
		<category><![CDATA[f/7.1]]></category>
		<category><![CDATA[ISO-100]]></category>
		<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[Zürih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.icimdekiler.com/?p=923</guid>
		<description><![CDATA[Odanızın penceresi neye açılıyor? Bir bahçe, bir sokak, bir park veya bir sundurma? Bir başka pencereye açılıyor olmasın? Belki de bir mezarlık. Yoksa derin bir uçuruma mı? Söylesenize, neye açılıyor odanızın penceresi? Neye açılıyor gözleriniz, gözleriniz? Zürih&#8217;te ilk gecem. Hava soğuk fakat çok kuru, yağışsız bir ayaz var. Yabancı bir şehirde yabancı bir otel odasında uykuya...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Odanızın penceresi neye açılıyor? Bir bahçe, bir sokak, bir park veya bir sundurma? Bir başka pencereye açılıyor olmasın? Belki de bir mezarlık. Yoksa derin bir uçuruma mı? Söylesenize, neye açılıyor odanızın penceresi? Neye açılıyor gözleriniz, gözleriniz?</p>
<p>Zürih&#8217;te ilk gecem. Hava soğuk fakat çok kuru, yağışsız bir ayaz var. Yabancı bir şehirde yabancı bir otel odasında uykuya daldım. Uyanıp perdeleri açtığımda dışarısı bembeyazdı. Soğuğu da yabancı bu şehrin, çatıları da. Bir müddet seyrettim bu beyaz örtüyü. Çocukluğumda kara uyanmış olmanın o benzersiz heyecanı ve bir an önce dışarı çıkma sabırsızlığından eser yoktu. Eh, İstanbul da kaç zamandır böyle sürprizler yapmıyor bize. İnsan ülkesinin kar kokusunu da özlüyor, şairin dediği gibi.</p>
<p>Odamın penceresi Zürih&#8217;in soğuk karlarıyla örtülü yabancı çatılarına açılıyordu. Neyse ki iki günlük bir manzaraydı bu. Ben galiba Zürih&#8217;i bu yüzden hiç sevmedim. Bir şans daha vermek gerekir değil mi?</p>
<p><strong>14 Aralık 2010 &#8211; Zürih/İsviçre</strong></p>
<blockquote><p>Kamera modeli: <a href="http://usa.canon.com/cusa/consumer/products/cameras/slr_cameras/eos_50d" target="_blank">Canon EOS 50D</a> Lens: Canon EF 50mm f/1.8 II<br />
F durağı: f/7.1<br />
ISO hızı: ISO-100<br />
Poz süresi: 1/80 sn.<br />
Odak uzunluğu: 50 mm</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.icimdekiler.com/odanizin-penceresi-neye-aciliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Manzaradan Parçalar</title>
		<link>http://www.icimdekiler.com/manzaradan-parcalar/</link>
		<comments>http://www.icimdekiler.com/manzaradan-parcalar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Feb 2012 00:27:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[1/200 sn.]]></category>
		<category><![CDATA[32 mm]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EOS 500D]]></category>
		<category><![CDATA[f/10]]></category>
		<category><![CDATA[ISO-100]]></category>
		<category><![CDATA[Los Angeles]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.icimdekiler.com/?p=1825</guid>
		<description><![CDATA[Denizin rengi gökyüzünden geliyor. Güneş açtığında, bulutların rengiyle süslenen denizi seyretmek, diğer zamanlarda olduğundan daha büyük bir zevk veriyor. Los Angeles&#8217;ta, Santa Monico yakınlarında bu fotoğrafı çekerken, insanların denizi seyredişlerini seyrediyordum. Uzun çite yaslanmış ve oturmuş insanlar kendi alemlerinde. Kasım 2009 – Los Angeles/ABD Kamera: Canon EOS 500D   F durağı: f/10  ISO hızı: ISO-100 Poz süresi:...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Denizin rengi gökyüzünden geliyor. Güneş açtığında, bulutların rengiyle süslenen denizi seyretmek, diğer zamanlarda olduğundan daha büyük bir zevk veriyor. Los Angeles&#8217;ta, Santa Monico yakınlarında bu fotoğrafı çekerken, insanların denizi seyredişlerini seyrediyordum. Uzun çite yaslanmış ve oturmuş insanlar kendi alemlerinde.</p>
<p><strong>Kasım 2009 – Los Angeles/ABD</strong></p>
<blockquote><p><em>Kamera: <a href="http://www.icimdekiler.com/tag/canon-eos-500d/" target="_blank"><strong>Canon EOS 500D</strong></a> </em><em> </em><em><br />
</em><em>F durağı: f/10</em><em> </em><em><br />
</em><em>ISO hızı: ISO-100</em><em><br />
</em><em>Poz süresi: 1/200 sn.</em><em><br />
</em><em>Odak uzunluğu:32 mm</em></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.icimdekiler.com/manzaradan-parcalar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haydarpaşa Bahtı Kara</title>
		<link>http://www.icimdekiler.com/haydarpasa-bahti-kara/</link>
		<comments>http://www.icimdekiler.com/haydarpasa-bahti-kara/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 10:07:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikâye]]></category>
		<category><![CDATA[1/160 sn.]]></category>
		<category><![CDATA[21 mm]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EF 16-35mm]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EOS 7D]]></category>
		<category><![CDATA[f/10]]></category>
		<category><![CDATA[ISO-100]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.icimdekiler.com/?p=1763</guid>
		<description><![CDATA[Ülkemiz ne yazıktır ki mimari konusunda son 100 yılını yan gelip yatarak geçirmiş. Görülmeye değer eserlerin çoğu, Cumhuriyet öncesi dönemden kalma. İstanbul&#8217;da örnek gösterilebilecek bina sayısı iki elin parmaklarını geçmiyor. Haydarpaşa Garı, bunlardan biri. Görkemli ve ruhu olan bir yapı. 1906&#8242;da inşa edildikten sonra iki yangın ve bir gemi kazası atlattı. Geçen seneki yangın, çatısını...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemiz ne yazıktır ki mimari konusunda son 100 yılını yan gelip yatarak geçirmiş. Görülmeye değer eserlerin çoğu, Cumhuriyet öncesi dönemden kalma. İstanbul&#8217;da örnek gösterilebilecek bina sayısı iki elin parmaklarını geçmiyor. Haydarpaşa Garı, bunlardan biri. Görkemli ve ruhu olan bir yapı. 1906&#8242;da inşa edildikten sonra iki yangın ve bir gemi kazası atlattı. Geçen seneki yangın, çatısını aldı götürdü. Hâlâ çok güzel, hâlâ vapurla yanından geçen insanları kendisine baktırıyor, fotoğraflarını çektiriyor. Fakat biliyoruz ki acı çekiyor. Her yangında biraz daha ruhundan eksiliyor. Haydarpaşa, baktı kara&#8230;</p>
<p><strong>Eylül 2011 &#8211; İstanbul/Türkiye</strong></p>
<blockquote><p><em>Kamera:</em><em> </em><em><strong><a href="../tag/canon-eos-7d/">Canon EOS 7D</a> </strong></em><em>Lens: Canon EF 16-35mm </em><em><br />
</em><em>F durağı: f/10</em><em> </em><em><br />
</em><em>ISO hızı: ISO-100</em><em> </em><em><br />
</em><em>Poz süresi: 1/160 sn.</em><em><br />
</em><em>Odak uzunluğu: 21 mm</em></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.icimdekiler.com/haydarpasa-bahti-kara/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

