<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>içimdekiler.com</title>
	<atom:link href="http://www.icimdekiler.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.icimdekiler.com</link>
	<description>Erdal Kaplanseren&#039;den fotoğraf hikayeleri</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Feb 2012 17:27:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Haydarpaşa Bahtı Kara</title>
		<link>http://www.icimdekiler.com/haydarpasa-bahti-kara/</link>
		<comments>http://www.icimdekiler.com/haydarpasa-bahti-kara/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 10:07:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikâye]]></category>
		<category><![CDATA[1/160 sn.]]></category>
		<category><![CDATA[21 mm]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EF 16-35mm]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EOS 7D]]></category>
		<category><![CDATA[f/10]]></category>
		<category><![CDATA[ISO-100]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.icimdekiler.com/?p=1763</guid>
		<description><![CDATA[Ülkemiz ne yazıktır ki mimari konusunda son 100 yılını yan gelip yatarak geçirmiş. Görülmeye değer eserlerin çoğu, Cumhuriyet öncesi dönemden kalma. İstanbul&#8217;da örnek gösterilebilecek bina sayısı iki elin parmaklarını geçmiyor. Haydarpaşa Garı, bunlardan biri. Görkemli ve ruhu olan bir yapı. 1906&#8242;da inşa edildikten sonra iki yangın ve bir gemi kazası atlattı. Geçen seneki yangın, çatısını aldı götürdü. Hâlâ çok güzel, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.icimdekiler.com/wp-content/uploads/2011/09/haydarpasa.jpg"><img class="alignleft size-large wp-image-1764" title="Haydarpaşa baktı kara" src="http://www.icimdekiler.com/wp-content/uploads/2011/09/haydarpasa-676x458.jpg" alt="" width="676" height="458" /></a>Ülkemiz ne yazıktır ki mimari konusunda son 100 yılını yan gelip yatarak geçirmiş. Görülmeye değer eserlerin çoğu, Cumhuriyet öncesi dönemden kalma. İstanbul&#8217;da örnek gösterilebilecek bina sayısı iki elin parmaklarını geçmiyor. Haydarpaşa Garı, bunlardan biri. Görkemli ve ruhu olan bir yapı. 1906&#8242;da inşa edildikten sonra iki yangın ve bir gemi kazası atlattı. Geçen seneki yangın, çatısını aldı götürdü. Hâlâ çok güzel, hâlâ vapurla yanından geçen insanları kendisine baktırıyor, fotoğraflarını çektiriyor. Fakat biliyoruz ki acı çekiyor. Her yangında biraz daha ruhundan eksiliyor. Haydarpaşa, baktı kara&#8230;</p>
<p><strong>Eylül 2011 &#8211; İstanbul/Türkiye</strong></p>
<blockquote><p><em>Kamera:</em><em> </em><em><strong><a href="../tag/canon-eos-7d/">Canon EOS 7D</a> </strong><em>Lens: Canon EF 16-35mm </em></em><em><br />
</em><em>F durağı: f/10</em><em> </em><em><br />
</em><em>ISO hızı: ISO-100</em><em> </em><em><br />
</em><em>Poz süresi: 1/160 sn.</em><em><br />
</em><em>Odak uzunluğu: 21 mm</em></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.icimdekiler.com/haydarpasa-bahti-kara/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alacakaranlık Kuşağı</title>
		<link>http://www.icimdekiler.com/alacakaranlik-kusagi/</link>
		<comments>http://www.icimdekiler.com/alacakaranlik-kusagi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 11:36:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikâye]]></category>
		<category><![CDATA[6 sn.]]></category>
		<category><![CDATA[63 mm]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EOS 30D]]></category>
		<category><![CDATA[Dubrovnik]]></category>
		<category><![CDATA[f/8]]></category>
		<category><![CDATA[Hırvatistan]]></category>
		<category><![CDATA[ISO-100]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.icimdekiler.com/?p=1769</guid>
		<description><![CDATA[Uykunun en derin evrelerinde, gecenin sabaha döndüğü saatlerde herhangi bir sebepten uyanıyorum bazen. Şehrin manzarası, günün her döneminde farklı oluyor ya; ben en çok tam da bu alacakaranlık manzarasını seviyorum. Doğal ışık en saf haliyle örter görüntüyü. Binaları, tepeleri, ağaçları, otomobilleri, denizi, kedileri ve karşılaştığı her şeyi en çıplak haliyle sunar. Şehir ışıkları ise işbaşındadır yine. Gün ışığıyla bir güç mücadelesine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.icimdekiler.com/wp-content/uploads/2011/09/Alacakaranl%C4%B1k-ku%C5%9Fa%C4%9F%C4%B1.jpg"><img class="alignleft size-large wp-image-1770" title="Alacakaranlık kuşağı" src="http://www.icimdekiler.com/wp-content/uploads/2011/09/Alacakaranl%C4%B1k-ku%C5%9Fa%C4%9F%C4%B1-676x368.jpg" alt="" width="676" height="368" /></a>Uykunun en derin evrelerinde, gecenin sabaha döndüğü saatlerde herhangi bir sebepten uyanıyorum bazen. Şehrin manzarası, günün her döneminde farklı oluyor ya; ben en çok tam da bu alacakaranlık manzarasını seviyorum. Doğal ışık en saf haliyle örter görüntüyü. Binaları, tepeleri, ağaçları, otomobilleri, denizi, kedileri ve karşılaştığı her şeyi en çıplak haliyle sunar. Şehir ışıkları ise işbaşındadır yine. Gün ışığıyla bir güç mücadelesine girecekler az sonra. Kazanan elbette gün ışığı olacak.</p>
<p>Hırvatistan&#8217;ın başkenti Zagrep&#8217;te bir gün geçirdikten sonra, ülkenin en tanınan şehrine, Duvrovnik&#8217;e gittim. Günün yorgunluğundan olsa gerek, erkenden uyudum. Yerimi yadırgadığım zamanlarda uykum da düzenini kaybediyor. Sabaha karşı uyandım. Tekrar uykuya dalamayacağınızı bildiğiniz uyanmalardan. Balkondaki soğuk demir sandalyeye oturdum. Bir sigara yaktım. Manzarayı seyretmeye başladım. Masanın üzerinde duran kamerama uzandım, balkon pervazını destek alıp tek bir kare çektim. Güneşin doğmasını Dubrovnik&#8217;te, soğuk bir sandalyede oturarak bekledim. Suskun bir şehir manzarasına karşı hayranlık duymak haricinde yapabileceğiniz tek şey belki de o anın güzelliğine yakışacak şeyler düşünmek.</p>
<p>Yaşadağınız veya ziyaret ettiğiniz yabancı şehirlere bir de alacakaranlığın manzarasında bakın. Size bir başka yüzünü gösterecektir.</p>
<p><strong>Haziran 2009 – Dubrovnik/Hırvatistan</strong></p>
<blockquote><p><em>Kamera:</em><em> </em><a href="http://www.canon.com.tr/For_Home/Product_Finder/Cameras/Digital_SLR/eos30d/" target="_blank"><em><strong>Canon EOS 30D</strong></em></a><em><br />
</em><em>F durağı: f/8</em><em> </em><em><br />
</em><em>ISO hızı: ISO-100</em><em> </em><em><br />
</em><em>Poz süresi: 6 sn.</em><em><br />
</em><em>Odak uzunluğu: 63 mm</em></p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.icimdekiler.com/alacakaranlik-kusagi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayrıntılar Cumhuriyeti</title>
		<link>http://www.icimdekiler.com/ayrintilar-cumhuriyeti/</link>
		<comments>http://www.icimdekiler.com/ayrintilar-cumhuriyeti/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 08:45:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[1/160 sn.]]></category>
		<category><![CDATA[16 mm]]></category>
		<category><![CDATA[Antwer]]></category>
		<category><![CDATA[Belçika]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EF 16-35mm]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EOS 7D]]></category>
		<category><![CDATA[f/2.8]]></category>
		<category><![CDATA[ISO-1600]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.icimdekiler.com/?p=1775</guid>
		<description><![CDATA[Küçük şeyler asla küçümsenmeye gelmiyor. Önemsiz gibi görünen detayların esasında hayatımızın bütününde, aldığımız kararlarda veya insiyatifimiz haricinde gelişen tesadüflerde ne kadar da etkin olduğunu zaman içinde anlıyoruz. Çağrışımlar da öyle. Âşık olmak büsbütün bir çağrışım oyunudur. Çağrışım perileri hiç bilmediğimiz bir oyun düzenler. Hoşumuza giden, nefesimizi kesen, tüylerimizi diken diken eden, kalbimizi ürkek bir kuşun kanat çırpması gibi attıran yegâne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.icimdekiler.com/wp-content/uploads/2011/09/Hayaller-ayr%C4%B1nt%C4%B1da-gizlidir.jpg"><img class="alignleft size-large wp-image-1776" title="Ayrıntılar cumhuriyeti" src="http://www.icimdekiler.com/wp-content/uploads/2011/09/Hayaller-ayr%C4%B1nt%C4%B1da-gizlidir-676x444.jpg" alt="" width="676" height="444" /></a>Küçük şeyler asla küçümsenmeye gelmiyor. Önemsiz gibi görünen detayların esasında hayatımızın bütününde, aldığımız kararlarda veya insiyatifimiz haricinde gelişen tesadüflerde ne kadar da etkin olduğunu zaman içinde anlıyoruz.</p>
<p>Çağrışımlar da öyle. Âşık olmak büsbütün bir çağrışım oyunudur. Çağrışım perileri hiç bilmediğimiz bir oyun düzenler. Hoşumuza giden, nefesimizi kesen, tüylerimizi diken diken eden, kalbimizi ürkek bir kuşun kanat çırpması gibi attıran yegâne şey; aşk bir çağrışım oyunudur bir bakıma. Çağrışımlar en çok ayrıntılardan besleniyor. Üzerine fazlaca düşünmediğimiz, içten içe yürüyen, gün gün derimize işleyen, oradan da tüm vücudumuzu esir alan bir zehir gibi. Büyük ve göze görünen şeylerden değil, farkına varamayacağınız kadar küçük ve dikkate değmez gördüğünüz şeylerden korkun.</p>
<p>Ayrıntıları kaydetmenin en kolay yanı benim için fotoğraf. Bir insanda, bir manzarada, bir eşyada yüklü duran ayrıntıları kaydetmek, sonralıkla uzun uzun bakıp o ayrıntıların bana kurduğu oyunları anlamak için o tuhaf his içimi kapladığında deklanşöre basıyorum. Elimde böyle hapsettiğim yüzlerce ayrıntı var. Şüphesiz farkına varamadığım, esiri olduğum ayrıntılar da yok değil. Kim bilir nasıl, ne şekilde etkiliyorlar günlük hayatımdaki davranışlarımı ve kararlarımı&#8230; Bunu bilmem mümkün değil. Ayrıntılar sinsidir.</p>
<p>Bu fotoğraf bende bu hisleri bir anda uyandırdı. Çünkü ben bu fotoğrafı çekerken, içindeki kişisel çağrışımlarla yüklü ayrıntıların, o kadar da farkında değildim. Oysa ben, henüz 18&#8242;lerimde, henüz hiç âşık olmamışken, tıpkı bunun gibi bir tren garında terk etmiştim o şehri. Berlin&#8217;de, ilk defa kalbimin atışını dışarıdan duymuştum. Perona gitmeden önce son bir bakış, tıpkı bunun gibi. Aynı ayrıntılar, aynı.</p>
<p><strong>Ağustos 2011 – Antwerp/Belçika</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><em>Kamera:</em><em> </em><em><strong><a href="../tag/canon-eos-7d/">Canon EOS 7D</a> </strong><em>Lens: Canon EF 16-35mm </em></em><em><br />
</em><em>F durağı: f/2.8</em><em> </em><em><br />
</em><em>ISO hızı: ISO-1600</em><em> </em><em><br />
</em><em>Poz süresi: 1/160 sn.</em><em><br />
</em><em>Odak uzunluğu: 16 mm</em></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.icimdekiler.com/ayrintilar-cumhuriyeti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balkanlar, Bizim Havalar</title>
		<link>http://www.icimdekiler.com/balkanlar-bizim-havalar/</link>
		<comments>http://www.icimdekiler.com/balkanlar-bizim-havalar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 00:00:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[1/50 sn.]]></category>
		<category><![CDATA[42 mm]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EOS 30D]]></category>
		<category><![CDATA[Dubrovnik]]></category>
		<category><![CDATA[f/4.5]]></category>
		<category><![CDATA[Hırvatistan]]></category>
		<category><![CDATA[ISO-640]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.icimdekiler.com/?p=1671</guid>
		<description><![CDATA[Bazı yabancı şehirlerde kendimi &#8220;yabancı&#8221; hissetmiyorum. Şarkılar, yemekler, insanlar, binalar ve daha pek çok günlük detayın çağrışımları sayesinde bir yakın akrabalık duygusuna kaptırıyorum kendimi. Bu hissi en yoğun haliyle Balkan şehirlerinde yaşadım. Atina&#8217;da taksiye bindiğimde gözüm, dikiz aynasına asılmış tespihe takılmıştı. Sonra mezeler, insanların konuşma heyecanı, sıcak karşılamaları, müzikleri, dansları ve daha nicesi&#8230; Hep tanıdık yüzler görüyordum sokaklarda. Benzer duyguları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.icimdekiler.com/wp-content/uploads/2011/09/Balkanlardan-gelen-sıcak-oyun-havası.jpg"><img class="alignleft size-large wp-image-1672" title="Balkanlar, bizim havalar" src="http://www.icimdekiler.com/wp-content/uploads/2011/09/Balkanlardan-gelen-sıcak-oyun-havası-676x450.jpg" alt="" width="676" height="450" /></a>Bazı yabancı şehirlerde kendimi &#8220;yabancı&#8221; hissetmiyorum. Şarkılar, yemekler, insanlar, binalar ve daha pek çok günlük detayın çağrışımları sayesinde bir yakın akrabalık duygusuna kaptırıyorum kendimi. Bu hissi en yoğun haliyle Balkan şehirlerinde yaşadım. Atina&#8217;da taksiye bindiğimde gözüm, dikiz aynasına asılmış tespihe takılmıştı. Sonra mezeler, insanların konuşma heyecanı, sıcak karşılamaları, müzikleri, dansları ve daha nicesi&#8230; Hep tanıdık yüzler görüyordum sokaklarda.</p>
<p>Benzer duyguları Hırvatistan&#8217;da da yaşadım. Zagrep ve Dubrovnik&#8217;te kaldığım 4-5 gün içinde kendimi vatanımdan uzakta hissetmedim. Böyle zamanlarda, konuşulan lisanın farklı olması belirleyiciliğini yitiriyor. Sazlarıyla sahneye çıkan adamlar, hep bir ağızdan coşkuyla bir Hırvat türküsünü söylemeye başladıklarında, içimden onlara eşlik etmek geldi. Ezgisi yakındı, tutup çekiyordu içine. Benimle aynı masada oturan Hırvat arkadaşıma türkünün sözlerini sordum. Bu türküyü biliyordum.</p>
<p><strong>Haziran 2009 &#8211; Dubrovnik/Hırvatistan</strong></p>
<blockquote><p><em>Kamera:</em><em> </em><a href="http://www.canon.com.tr/For_Home/Product_Finder/Cameras/Digital_SLR/eos30d/" target="_blank"><em><strong>Canon EOS 30D</strong></em></a><em><br />
</em><em>F durağı: f/4.5</em><em> </em><em><br />
</em><em>ISO hızı: ISO-640</em><em> </em><em><br />
</em><em>Poz süresi: 1/50 sn.</em><em><br />
</em><em>Odak uzunluğu: 42 mm</em></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.icimdekiler.com/balkanlar-bizim-havalar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her Şehrin Zamanı Farklı Akıyor</title>
		<link>http://www.icimdekiler.com/her-sehrin-zamani-farkli-akiyor/</link>
		<comments>http://www.icimdekiler.com/her-sehrin-zamani-farkli-akiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 00:45:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şehir]]></category>
		<category><![CDATA[1/60 sn.]]></category>
		<category><![CDATA[50 mm]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EOS 50D]]></category>
		<category><![CDATA[f/2.8]]></category>
		<category><![CDATA[ISO-400]]></category>
		<category><![CDATA[San Francisco]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.icimdekiler.com/?p=1681</guid>
		<description><![CDATA[Bir şehrin ruh haline bürünmek, kalabalığına karışmak ve kaybolmak için yapmanız gereken en önemli şey, o şehrin zaman akış hızına uymak. O şehrin sakinleri nerede ne yapıyorsa aynı yolu izlemek. Aynı hızda adımlar atarak yürümek. Etrafa şaşırmadan bakmak. Belki bu sayede şehir sizi kabul eder. Aynı zaman, aynı gökyüzü altında yaşadığınızı duyumsamanız için bu şart. Bu şehrin göğünün altında gördükleriniz, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.icimdekiler.com/wp-content/uploads/2011/09/erdal.jpg"><img class="alignleft size-large wp-image-1686" title="Her şehrin zamanı farklı akıyor" src="http://www.icimdekiler.com/wp-content/uploads/2011/09/erdal-676x508.jpg" alt="" width="676" height="508" /></a>Bir şehrin ruh haline bürünmek, kalabalığına karışmak ve kaybolmak için yapmanız gereken en önemli şey, o şehrin zaman akış hızına uymak. O şehrin sakinleri nerede ne yapıyorsa aynı yolu izlemek. Aynı hızda adımlar atarak yürümek. Etrafa şaşırmadan bakmak. Belki bu sayede şehir sizi kabul eder. Aynı zaman, aynı gökyüzü altında yaşadığınızı duyumsamanız için bu şart.<br />
Bu şehrin göğünün altında gördükleriniz, duyduklarınız, tüm duyularınızla aldıklarınız burada kalır. San Francisco, kendi özgün zamanını yaşıyor. Kargaşa ve uyumun benzersiz birlikteliği. Hayat sokakta. Duvarların dışında herkes aynı. Bu şehirde sık sık zamanda yolculuk yapabilirsiniz. Örneğin yaya geçidinden karşıya geçerken gördüğüm bu iki genç adam, 60&#8242;ların sonlarından gelmiş gibi.</p>
<p><strong>Eylül 2010 – San Francisco/ABD</strong></p>
<blockquote><p>Kamera modeli: <a href="http://usa.canon.com/cusa/consumer/products/cameras/slr_cameras/eos_50d" target="_blank">Canon EOS 50D</a><br />
F durağı: f/2.8<br />
ISO hızı: ISO-400<br />
Poz süresi: 1/60 sn.<br />
Odak uzunluğu: 50 mm</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.icimdekiler.com/her-sehrin-zamani-farkli-akiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eşyanın Belleği</title>
		<link>http://www.icimdekiler.com/esyanin-bellegi/</link>
		<comments>http://www.icimdekiler.com/esyanin-bellegi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Feb 2012 00:14:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[1/500 sn.]]></category>
		<category><![CDATA[17 mm]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EF 16-35mm]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EOS 7D]]></category>
		<category><![CDATA[f/2.8]]></category>
		<category><![CDATA[ISO-400]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.icimdekiler.com/?p=1723</guid>
		<description><![CDATA[Bir hayatın, beraberliğin, ilişki ikliminin kirini, pasını, kokusunu, parfümünü, terini, karanlığını, parıltısını, eskiliğini, yorgunluğunu, anılarını, heyecanını, her şeyini eşyalar taşıyor. Kenara koyup topluca baksanız, gözünüz bir yerlerden ısırır her detayı. Unutmaya çalıştığınız, unutmak istemediğiniz, unutamadığınız bir yığın hatıra hücum eder zihninize. Bir yerlerden aceleyle çıkıp gelirler. İlişki ne kadar uzun ve derin yaşanmışsa, eşyaların ömrü o kadar az kalmıştır. Ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.icimdekiler.com/wp-content/uploads/2011/09/Eşyanın-belleği.jpg"><img class="alignleft size-large wp-image-1724" title="Eşyanın belleği" src="http://www.icimdekiler.com/wp-content/uploads/2011/09/Eşyanın-belleği-676x450.jpg" alt="" width="676" height="450" /></a>Bir hayatın, beraberliğin, ilişki ikliminin kirini, pasını, kokusunu, parfümünü, terini, karanlığını, parıltısını, eskiliğini, yorgunluğunu, anılarını, heyecanını, her şeyini eşyalar taşıyor. Kenara koyup topluca baksanız, gözünüz bir yerlerden ısırır her detayı. Unutmaya çalıştığınız, unutmak istemediğiniz, unutamadığınız bir yığın hatıra hücum eder zihninize. Bir yerlerden aceleyle çıkıp gelirler.<br />
İlişki ne kadar uzun ve derin yaşanmışsa, eşyaların ömrü o kadar az kalmıştır. Ne kadar kurtulmaya çalışsanız da, onları söküp atmaya gücünüz yetmez. Eşyanın varlığına ve sizden uzun yaşayacağına ikna olursunuz eninde sonunda.<br />
Arta kalan eşyaların kime ait olduğunun bir önemi yok. Doğum gününüzde size aldığı bir boğazlı kazak mesela. Ne kadar sizindir? Bir daha giyebilir misiniz? Veya bir iş gezisinden ona getirdiğiniz taş süslemeli toka. Banyodaki aynanın önünde durmaktadır. O sizindir artık. O tokayı görmemiş gibi yaparak her sabah aynanın karşısına geçebilir misiniz? Bilirsiniz ki, tokaya bakınca saçlarının izini göreceksiniz.<br />
Belki diğer eşyalarda da vardır böyle izler. Sonra biraz daha ileri giderek, eşyaların da belleği ve hatıraları olduğuna inandırırsınız kendinizi. Bence bunun bir mahsuru yok.</p>
<p><strong>Eylül 2011 &#8211; Berlin/Almanya</strong></p>
<blockquote><p><em>Kamera:</em><em> </em><em><strong><a href="http://www.icimdekiler.com/tag/canon-eos-7d/">Canon EOS 7D</a> </strong><em>Lens: Canon EF 16-35mm </em></em><em><br />
</em><em>F durağı: f/2.8</em><em> </em><em><br />
</em><em>ISO hızı: ISO-400</em><em> </em><em><br />
</em><em>Poz süresi: 1/500 sn.</em><em><br />
</em><em>Odak uzunluğu: 17 mm</em></p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.icimdekiler.com/esyanin-bellegi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İçinden Bisiklet Geçen Şehir</title>
		<link>http://www.icimdekiler.com/icinden-bisiklet-gecen-sehir/</link>
		<comments>http://www.icimdekiler.com/icinden-bisiklet-gecen-sehir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2012 00:07:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şehir]]></category>
		<category><![CDATA[1/1250 sn.]]></category>
		<category><![CDATA[35 mm]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EF 16-35mm]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EOS 7D]]></category>
		<category><![CDATA[f/2.8]]></category>
		<category><![CDATA[Hollanda]]></category>
		<category><![CDATA[ISO-100]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.icimdekiler.com/?p=1728</guid>
		<description><![CDATA[Engebesi az, düz şehirlerin vazgeçilmezi bisiklet. Yakın kuşaktaki çoğu insan gibi benim için de önemli bir çocukluk ikonu. Doğal bir sempati barındırıyor nüvesinde. Elbette kolektif bilinçaltımızın bize bir hediyesi. Çoğu insan bisiklet sever. Üstelik üzerinde durup sürmesi, rüzgarı yüzünde ve göğsünde hissederek pedallarına basması da değil sadece. Öylece park etmiş dururken, bir ağacın dibinde devrilmişken, onu bir başka insan sürüyorken&#8230; Fotoğraf [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.icimdekiler.com/wp-content/uploads/2011/09/bisiklet.jpg"><img class="alignleft size-large wp-image-1737" title="İçinden bisiklet geçen şehir" src="http://www.icimdekiler.com/wp-content/uploads/2011/09/bisiklet-676x901.jpg" alt="" width="676" height="901" /></a>Engebesi az, düz şehirlerin vazgeçilmezi bisiklet. Yakın kuşaktaki çoğu insan gibi benim için de önemli bir çocukluk ikonu. Doğal bir sempati barındırıyor nüvesinde. Elbette kolektif bilinçaltımızın bize bir hediyesi. Çoğu insan bisiklet sever. Üstelik üzerinde durup sürmesi, rüzgarı yüzünde ve göğsünde hissederek pedallarına basması da değil sadece. Öylece park etmiş dururken, bir ağacın dibinde devrilmişken, onu bir başka insan sürüyorken&#8230; Fotoğraf için de sevilen bir malzeme. Bir insan veya hayvan gibi fotoğraf karesine hayat veriyor. Bisikletin bir araç değil, yaşam tarzı olduğunu daima hatırlamakta fayda var. Amsterdam&#8217;da, her insanının elinin altındayken bile, bu kadar gündelik bir eşyaya dönüşmüşken bile&#8230;</p>
<p>Hollanda&#8217;nın başkenti Amsterdam için, dünyanın en bisiklet dostu şehri desek abartmış olmayız. Şehrin nüfusu 750 binlerdeyken, bisiklet sayısının 1 milyon civarında olması şaşırtıcı değil mi? Bisiklet hırsızlığının da bir hayli yoğun olması sebebiyle, insanlar bisikletlerini güvenli bir ortamda zincirlerle bağlayarak bırakmaya cesaret edebiliyor. Bisikletlere özel yol, özel trafik lambaları, özel yol aydınlatmaları ince düşünülmüş ayrıntılardan sadece birkaçı. Şehirde otomobil veya herhangi bir toplu taşıma aracı kullanmaktan çok daha pratik, çevreci ve sağlıklı bir çözüm.</p>
<p>İstanbul&#8217;da otomobiller için yaşadığımız park sorununun bir benzeri, Amsterdam&#8217;da bisiklet konusunda yaşanıyor. İnsanlar bisiklet bağlayacak uygun bir direk, korkuluk veya park demiri görünce, oraya hemencecik bağlıyorlar iki tekerlekli arkadaşlarını. İrili ufaklı kanalları birbirine bağlayan köprülerin korkulukları da popüler bisiklet park yerleri olarak dikkat çekiyor. Fotoğrafta, bir kanalın üzerinden geçen köprüde şaha kalkmış bir bisiklet ve arkadaşları bize gülümsüyor.</p>
<p>Amsterdam, malumunuz çok yağmurlu bir şehir. Son bir ayda iki defa yolum düştü. Her defasında yağmurda bisiklet sürerken, yağmurdan korunmak için bir yandan tek eliyle şemsiye tutan insanlar gördüm. Fakat ne yazık ki hiçbirinde doğru ışık ve açıya sahip olamadım. Belki de Amsterdam ve bisikleti en iyi anlatacak fotoğraf o olurdu.</p>
<p><strong>Eylül 2011 &#8211; Amsterdam / Hollanda</strong></p>
<blockquote><p><em>Kamera:</em><em> </em><em><strong><a href="http://www.icimdekiler.com/tag/canon-eos-7d/">Canon EOS 7D</a> </strong><em>Lens: Canon EF 16-35mm </em></em><em><br />
</em><em>F durağı: f/2.8</em><em> </em><em><br />
</em><em>ISO hızı: ISO-100</em><em> </em><em><br />
</em><em>Poz süresi: 1/1250 sn.</em><em><br />
</em><em>Odak uzunluğu: 35 mm</em></p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.icimdekiler.com/icinden-bisiklet-gecen-sehir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Berlin Duvarı&#8217;nın Gölgesinde</title>
		<link>http://www.icimdekiler.com/berlin-duvarinin-golgesinde/</link>
		<comments>http://www.icimdekiler.com/berlin-duvarinin-golgesinde/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 23:44:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şehir]]></category>
		<category><![CDATA[1/640 sn.]]></category>
		<category><![CDATA[30 mm]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EF 16-35mm]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EOS 7D]]></category>
		<category><![CDATA[f/2.8]]></category>
		<category><![CDATA[ISO-100]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.icimdekiler.com/?p=1749</guid>
		<description><![CDATA[En sevdiğim şehirleri sayarken mutlaka Berlin&#8217;in adını geçiriyorum. Çok defa gitmiş olmamdan sebep, kişisel tarihimde bir hayli anıyla yüklü bir şehir&#8230; Son gidişimde, içecek bir şey almak için girdiğim dükkanda bir tişört dikkatimi çekti. Berlin haritası dört parça halinde. ABD, İngiltere, Fransa ve SSCB bayrakları var bu parçaların her birinde. Tam ortasında ise bir Alman askeri, yerdeki bir şeye tekme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.icimdekiler.com/wp-content/uploads/2011/09/Berlin-Duvarının-gölgesi.jpg"><img class="alignleft size-large wp-image-1750" title="Berlin Duvarı'nın gölgesinde" src="http://www.icimdekiler.com/wp-content/uploads/2011/09/Berlin-Duvarının-gölgesi-676x345.jpg" alt="" width="676" height="345" /></a>En sevdiğim şehirleri sayarken mutlaka Berlin&#8217;in adını geçiriyorum. Çok defa gitmiş olmamdan sebep, kişisel tarihimde bir hayli anıyla yüklü bir şehir&#8230; Son gidişimde, içecek bir şey almak için girdiğim dükkanda bir tişört dikkatimi çekti. Berlin haritası dört parça halinde. ABD, İngiltere, Fransa ve SSCB bayrakları var bu parçaların her birinde. Tam ortasında ise bir Alman askeri, yerdeki bir şeye tekme atıyor. Haritanın üzerinde iki tarih var: 1961 ve 1989. Berlin Duvarı&#8217;nın yapılış ve yıkılış tarihleri&#8230;</p>
<p>Dünyanın Batı&#8217;sında &#8220;utanç duvarı&#8221; olarak anılan Berlin Duvarı (Almanca adı Berliner Mauer), Doğu Almanya&#8217;dan kaçarak Batı Almanya&#8217;ya geçmek isteyenleri engellemek için 1961&#8242;de inşa edildi. Duvarın beyaz renge boyanmış doğu kısmında dikenli teller, köpekli muhafızlar, gözetleme kuleleri ve mayınlar varken; batı tarafında sadece graffitiler yer alıyordu. Bu duvar elbette insanlara engel olamadı. Evlerinde hazırladıkları uçan balonlarla, azimle kazdıkları tünellerle ve bazen de duvarın üzerinden atlayarak Batı Almanya&#8217;ya 5 bin civarında insan geçmeyi başardı. Kesin rakam bilinmemekle birlikte, 200&#8242;e yakın insan ise kaçmaya çalışırken öldürüldü.</p>
<p>Duvarın yıkılışını dün gibi hatırlıyorum. Henüz haytalık yıllarımı yaşıyordum. Dünyanın müthiş dönüşümler yaşadığı yıllardı. Sovyetler Birliği&#8217;nin dağılması ve Berlin Duvarı&#8217;nın yıkılması hafızalara kazınan süreçler oldu. Bugün Ortadoğu&#8217;da yaşanan dönüşüme benzer biçimde, Avrupa&#8217;nın doğusundaki ülkelerde ciddi bir devinim yaşanıyordu. İlginç yıllardı. Ajda Pekkan şimdiki gibiydi, Reha Muhtar Atina&#8217;dan bildiriyordu, futbol maçları gündüz oynanıyordu filan.</p>
<p>Berlin&#8217;da dolaşırken, duvarın varlığını hissedebilirsiniz. Bir duvarı inşa etmek kolay iş. Yıkmak ne yazık ki öyle değil. Berlin&#8217;in belli bölgelerinde duvarın kalıntıları turistlerin görmesi için bırakılmış durumda. Döneme ilişkin fotoğraflar ve bilgi notları da eşlik ediyor bu sergiye. Duvarın fiziksel olarak kalkmış olmasına rağmen, Berlin&#8217;in doğusuna geçince, şehrin doğusunda olduğunu fark edebilirsiniz. Duvar yıkıldı, fakat ne yazık ki gölgesi duruyor hâlâ&#8230;</p>
<p><strong>Eylül 2011 &#8211; Berlin/Almanya</strong></p>
<blockquote><p><em>Kamera:</em><em> </em><em><strong><a href="http://www.icimdekiler.com/tag/canon-eos-7d/">Canon EOS 7D</a> </strong><em>Lens: Canon EF 16-35mm </em></em><em><br />
</em><em>F durağı: f/2.8</em><em> </em><em><br />
</em><em>ISO hızı: ISO-100</em><em> </em><em><br />
</em><em>Poz süresi: 1/640 sn.</em><em><br />
</em><em>Odak uzunluğu: 30 mm</em></p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.icimdekiler.com/berlin-duvarinin-golgesinde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Binanın Görkeminde Oturmak</title>
		<link>http://www.icimdekiler.com/bir-binanin-gorkeminde-oturmak/</link>
		<comments>http://www.icimdekiler.com/bir-binanin-gorkeminde-oturmak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 17:01:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şehir]]></category>
		<category><![CDATA[1/1000 sn.]]></category>
		<category><![CDATA[19 mm]]></category>
		<category><![CDATA[Antwerp]]></category>
		<category><![CDATA[Antwerpen]]></category>
		<category><![CDATA[Belçika]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EF 16-35mm]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EOS 7D]]></category>
		<category><![CDATA[Central Station]]></category>
		<category><![CDATA[f/2.8]]></category>
		<category><![CDATA[ISO-400]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.icimdekiler.com/?p=1715</guid>
		<description><![CDATA[Avrupa&#8217;da en küçük şehirlerin bile çoğunda tren garları müthiş görkemli binalara sahip. Gittiğim Avrupa şehirlerinde, merkez istasyonlarını görmek için mutlaka fırsat yaratıyorum. Dışarıdan bakarken sunduğu ihtişam, içeride çok farklı bir yüzünü gösteriyor. Belçika&#8217;nın en güzel üç şehrini dolaşma fırsatı buldum şimdiye kadar. Brüksel, Brugge ve Antwerp. Bu fotoğrafı, Antwerp&#8217;te, otobüs durağında beklerken çektim. Farklı açılardan bakmış ve değişik kareler denemiştim. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.icimdekiler.com/wp-content/uploads/2011/09/Central-station1.jpg"><img class="alignleft size-large wp-image-2177" title="Central-station" src="http://www.icimdekiler.com/wp-content/uploads/2011/09/Central-station1-676x445.jpg" alt="" width="676" height="445" /></a>Avrupa&#8217;da en küçük şehirlerin bile çoğunda tren garları müthiş görkemli binalara sahip. Gittiğim Avrupa şehirlerinde, merkez istasyonlarını görmek için mutlaka fırsat yaratıyorum. Dışarıdan bakarken sunduğu ihtişam, içeride çok farklı bir yüzünü gösteriyor.</p>
<p>Belçika&#8217;nın en güzel üç şehrini dolaşma fırsatı buldum şimdiye kadar. Brüksel, Brugge ve Antwerp. Bu fotoğrafı, Antwerp&#8217;te, otobüs durağında beklerken çektim. Farklı açılardan bakmış ve değişik kareler denemiştim. Gelin görün ki, otobüse binmeden önce çektiğim bu son kare, en güzeli oldu. Fotoğrafın bu yanını da seviyorum. Siz ne kadar arasanız da, doğru açı kendiliğinden sizi buluyor.</p>
<p>1895&#8242;te inşaatı başlayan bina, 10 yıl sonra hizmete açılmış ve o günden beri insanları farklı şehirlere ve ülkelere yolculuyor. Dünyanın dördüncü en büyük tren istasyonu sayıldığı bilgisini de peşinen vermeliyim.</p>
<p>Görkemli merkez istasyonunu çekerken, kadrajıma konuk ettiğim insanlar konuya zenginlik kattı. Tek banka sıkışmış dört genç, yerdeki güvercinlere gülüyor. Bir bank boş. Sonra yalnız oturan bir adam. Ayaklarını kayıtsızca bırakmış, ellerini karnında birleştirmiş, muhtemelen gençlere bakıyor. Onun hemen yanındaki bankta aynı yaşlarda bir başka adam oturuyor görüyorsunuz. Bacaklarını bırakışı, ellerini kavuşturuşu, hayata kayıtsızlığı aynı.</p>
<p>Birkaç defa herhangi bir işim gücüm yokken, gidip öylesine bankta oturup etrafı boş gözlerle seyretmiştim. İnanın müthiş rahatlatıcı, kendine getirici bir terapi. Hele hele böylesine güzel bir arka plan yaratma şansınız varsa hiç durmayın. Böylesine görkemli bir binanın önündeki banklarda zaman öldürmek için oturmak her insana nasip olmaz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ağustos 2011 &#8211; Antwerp/Belçika</strong></p>
<blockquote><p><em>Kamera:</em><em> </em><em><strong><a href="http://www.icimdekiler.com/tag/canon-eos-7d/">Canon EOS 7D</a> </strong><em>Lens: Canon EF 16-35mm </em></em><em><br />
</em><em>F durağı: f/2.8</em><em> </em><em><br />
</em><em>ISO hızı: ISO-400</em><em> </em><em><br />
</em><em>Poz süresi: 1/1000 sn.</em><em><br />
</em><em>Odak uzunluğu: 19 mm</em></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.icimdekiler.com/bir-binanin-gorkeminde-oturmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk Gözleri</title>
		<link>http://www.icimdekiler.com/cocuk-gozleri/</link>
		<comments>http://www.icimdekiler.com/cocuk-gozleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 12:28:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Kaplanseren</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[1/40 sn.]]></category>
		<category><![CDATA[18 mm]]></category>
		<category><![CDATA[Canon EOS 550D]]></category>
		<category><![CDATA[f/6.3]]></category>
		<category><![CDATA[Girne]]></category>
		<category><![CDATA[ISO-100]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.icimdekiler.com/?p=6</guid>
		<description><![CDATA[Çocukların gözleri, en çok masumiyeti anlatıyor. Haylazlık peşinde koşarken de, istedikleri olmadığında mızıklanırken de en çok masumiyet okunuyor gözlerinden. Her dem mutluluk okunsa, bazen dalgınlık ve hüzün de olabilir elbet. Dehşet, acı ve korku olmasa; çocuk gözlerinde, hep böyle hayatı tazeleyen bir bakış parıldasa… 70′lerin ortalarında Kıbrıs’ta, binlerce çocuğun gözlerine korkunun en karanlık perdeleri indi. Tüm savaş çocukları gibi, korkuyu en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.icimdekiler.com/wp-content/uploads/2011/08/Çocuk-gözleri1.jpg"><img class="alignleft size-large wp-image-2175" title="Çocuk gözleri" src="http://www.icimdekiler.com/wp-content/uploads/2011/08/Çocuk-gözleri1-676x531.jpg" alt="" width="676" height="531" /></a>Çocukların gözleri, en çok masumiyeti anlatıyor. Haylazlık peşinde koşarken de, istedikleri olmadığında mızıklanırken de en çok masumiyet okunuyor gözlerinden. Her dem mutluluk okunsa, bazen dalgınlık ve hüzün de olabilir elbet.</p>
<p>Dehşet, acı ve korku olmasa; çocuk gözlerinde, hep böyle hayatı tazeleyen bir bakış parıldasa…</p>
<p>70′lerin ortalarında Kıbrıs’ta, binlerce çocuğun gözlerine korkunun en karanlık perdeleri indi. Tüm savaş çocukları gibi, korkuyu en koyu haliyle onlar yaşadı.</p>
<p>Barışın ve huzurun dingin adasında şimdiki çocuklar mutlu. Dehşet günlerini yaşayan çocuklar ise şimdi orta yaşlarında. Onların gözleri hiç değişmedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Nisan 2011 – Girne/Kıbrıs</p>
<blockquote><p><span style="color: #333333;">Kamera modeli: <a href="http://www.canon.com.tr/For_Home/Product_Finder/Cameras/Digital_SLR/EOS_550D/" target="_blank"><span style="color: #333333;">Canon EOS 550D</span></a> </span><br />
<span style="color: #333333;">F durağı: f/6.3 </span><br />
<span style="color: #333333;">ISO hızı: ISO-100 </span><br />
<span style="color: #333333;">Poz süresi: 1/40 sn.</span><br />
<span style="color: #333333;"> Odak uzunluğu: 18 mm</span></p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.icimdekiler.com/cocuk-gozleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

