İç acıların toplamı

HATIRA

O evde, Hamburg’un uzak ve pis bir mahallesinde, badanası kabarmış ve sıvası derin çatlaklarla dökülmüş işgal evinde tamamen yabancısı olduğum insanlarla yaşıyorum. Kaç gün, kaç hafta…

Neden ve nereden geldiğimi, ne kadar kalacağımı soran kimse yok. İşleyişe tamamen uymam hiç sorun olmuyor. Çünkü bir işleyiş yok.

Evin içi ne kadar soluk ve griyse, dışı o denli gösterişli ve rengarenk. Tıpkı o zamanki halim gibi.

Bense o evde, sen benden yıllarca uzaktayken, ilk defa sana bu kadar yaklaştığımı hissettim. Yerin altı adım altında. Sen artık yoksun. Belki de hiç olmadın.


Erdal Kaplanseren

Erdal Kaplanseren

Bu blog'da, ben Erdal Kaplanseren'in hayatına konuk olacaksınız. Belki de ben sizin hayatınıza misafir olacağım, bunu henüz bilmiyoruz. Bunun için yapmanız gereken, solda akmakta olan yazılara tıklayıp açmak ve diğerleri için kategorileri veya en alttaki sayfa numaralarını tıklayarak hayata, insanlara, ilişkilere, izlediklerime, dinlediklerime, okuduklarıma dair düşüncelerime dalmak. Hepsi bu kadar. İyi eğlenceler... Daha fazla bilgi Hakkımda sayfasında. 


Comments

  1. Oysa ki hamburg’da evlerin dışları da o kadar soluk ve gri oysa ki.. Konu başka yerler de ama ilgimi çeken şehir olarak düşünmeyin . Sadece yazmak istedim.. İyi yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir