Entries from 'Şehir'

Her Sokak Bir Balkon

İnsan evine, evinin balkonuna nasıl davranıyorsa, yaşadığı sokağı da öyle görmeli bence. Pencere önüne, balkon demirlerine hem bir süs, hem de arkadaş olsun diye koyduğumuz saksı çiçeklerini dışarıda da görmek, her mevsimde farklı renklerle dışarıyı bezemek günümüze de renk katar. Öyle zoraki çiçeklemeler değil ama. Hani İstanbul’da lale günlerinde binlerce lale ekiliyor ya cadde aralarına;…

read more →

Yukarı Bak

Evden işe veya okula gidiş gelişlerde, alışverişe çıkarken, bir buluşma için hızlı adımlarla yürürken genellikle önümüzde bakıyoruz. Karşıya geçerken sağa-sola, kaldırımda yürürken insanlara, dükkan vitrinlerine, restoran camekanlarına kaçıyor gözlerimiz. Şehirde başımızı yukarı nadiren kaldırıyoruz. Çünkü yukarının bize pek bir vaadi olmuyor. Binaların arasından bir parça gökyüzü, bir sokak lambası veya tabelanın direği, dışı camlarla kaplı…

read more →

Küçük Meydanlar Şehri

Bir şehrin karakterini sadece anıt, köprü, bina, park gibi klasikleşmiş simgeleri değil, meydanları da belirliyor. Devasa büyüklükteki meydanlar haricinde, birkaç sokağın açıldığı küçük meydanlar da farklı bir yaşam alanı oluşturuyor. Dolaşırken küçük bir mola vermek için ideal oluyorlar. Avrupa şehirlerinde rastlamanız olası. Bu küçük meydanların göbeklerinde genellikle bir heykel veya fıskiye bulunur. Çevresinde banklar, meydanın…

read more →

Bira ve Bisiklet

Almanlar’ın biraya düşkünlüğü malumunuz. Bu düşkünlüğü esasında birayı çok yoğun tüketmelerine değil, bir yaşam tarzı hâline getirmelerine ve çeşit konusundaki çalışkanlıklarına bağlamak gerekiyor. Zira dünyada kişi başına bira tüketiminin en yoğun olduğu ülke, sanılanın aksine Almanya değil, Çek Cumhuriyeti’dir. Almanya’nın tüm şehirlerinde bira için etkinlikler düzenleniyor, bahçe ve kapalı mekanlarda günün çoğu saatinde kalabalıklar halinde…

read more →

Bisiklet Dengesi

Amsterdam’ın kenar semtlerinde caddelerin arasında uzanan kanallar, yerlerini sırayla dizilmiş ağaçlara ve yeşil bir örtüye bırakıyor. Şehrin değişmez görüntülerinden birini buralarda da görüyoruz: Her ağaca, korkuluğa veya direğe bağlanmış bisikletler. Yanyana park edilmiş pek çok bisikletten bazıları zaman içinde sahipleri tarafından alındığında, onlara yaslanarak denge bulan bazı bisikletler devrilip öyle mahzun biçimde sahibini bekliyor. Bu…

read more →

San Francisco Sokaklarında

San Francisco’nun en önemli simgelerinden biri olan “cable car”lar, engebeli sokakların ve caddelerin vazgeçilmezi. Neredeyse şehir kadar eski olan bu toplu taşıma araçları, adeta yerdeki teleferikler gibi. Sürekli hareket eden bir kabloya bağlı olarak sabit bir hızda giden bu arabalar, San Francisco’nun hâlâ en önemli ulaşım aracı. 1840′larda ilk olarak Londra’da kurulan cable car’lar, 20…

read more →

Kaldırımda Yürümek

Modern şehirlerin kaldırımları, binaları gibi eksik ruhlu. Eskiliği korunmuş şehirlerin kaldırımları ise sizlere hikayeler sunar. O kaldırımlarda elleriniz cepte, bir şarkı tutturup adımlarınızı kolaylaştırabilirsiniz. İstanbul’un kaldırımları genellikle dar, hasarlı, gereğinden yüksek, ayrıca otomobil ve dükkanların işgali altında. Sıklıkla kaldırımdan yola inmeniz gerekir. Üstelik ne yazık ki insanımız, -çoğunlukla- trafikte nasılsa, kaldırımda yürürken de öyle. Anlayışsız,…

read more →

Şehirde Bir Yeşil

New York’ta, gökdelenleri ve görkemli binalarıyla ünlü Manhattan’ın göbeğinde 3.6 km²’lik bir bir doğal alan var. Dünyaca meşhur Central Park’ın varlığı, modern şehirle yeşilin yanyana durabildiğinin kanıtı. 7. Cadde’den, yüksek binaların arasından yürüyüp Central Park Sokağı’ndan karşıya geçip park kapısından içeri girince, dünya değişiyor. Az önce etrafı saran otomobiller ve bir yerlere yetişmeye çalışan telaşlı…

read more →

Sessiz Tren İstasyonları

Havaalanlarındaki, otogarlardaki, vapur iskelelerindeki karmaşa ve gürültü nedense tren istasyonlarında yok. Merkez istasyonları, bir şehrin benim için önemini artıran unsurlardan biri. Bazı küçük şehirlerin, kendilerinden hiç beklenmeyecek şekilde büyük ve gösterişli garlara sahip olduğu bilgisini de vereyim. Tren yolculuğunu, istasyonda geçirdiğim zamanlarıyla seviyorum. Peronlar, bilet gişeleri, kafeler, restoranlar, vagonlar, kompartımanlar, tren düdükleri… Bir tren istasyonunu…

read more →

Vapurdaki Yabancı

Kalabalık şehirde yaşamanın sağladığı olanaklardan biri, herhangi bir zamanda, kolayca kaybolabilmenizdir. Kendinizi kolayca unutturabilirsiniz. Pek az insan bunu fark eder ve bu fark edişin tasası pek de uzun sürmez. Eskisi kadar ortalıkla görünmemeniz ilk zamanlar “yahu nerelerde bu deli” cümlelerini dolaştırır ortalıkta. Bir anlık duraksama gibidir. Herkes hayatına devam eder. Meşguliyetle ve acelesi olmakla ilintili bir…

read more →
Toplam 4 sayfa, 3. sayfa gösteriliyor.1234