Entries from 'Almanya'

Berlin’in göğünün altında

İstanbul gibi engebeli bir şehirde büyüyen herkes gibi ben de düz şehirlerde farklı hissediyorum. Düz bir şehirdeyken, gökyüzü yere daha yakın geliyor. Her yer gökyüzüyle kaplı. Berlin de böyle bir şehir. Tıpkı Paris, Amsterdam, Eskişehir, Ankara, Prag, Budapeşte, Barselona gibi… Bu şehirleri kuşbakışı izlemek, bir lunaparka dönme dolaptan bakmak gibi. Büyük şamatayı görür ve izlersiniz,…

read more →

Bira Bahçesinde Öğleden Sonra Birası

Bira dendiğinde ilk akla gelen ülke şüphesiz Almanya. Çoğu insan, dünyada birayı en yoğun tüketen milletin Almanlar olduğunu sanıyor. Fakat istatistikler farklı söylüyor. Dünyada kişi başına bira tüketiminin en yüksek olduğu ülke Çek Cumhuriyeti. İkinci sırada İrlanda var. Almanya ise üçüncülüğe talim ediyor. Aslında bu önyargının çok önemli dayanakları var. Birincisi, Almanlar bira kültürüne çok…

read more →

Eşyanın Belleği

Bir hayatın, beraberliğin, ilişki ikliminin kirini, pasını, kokusunu, parfümünü, terini, karanlığını, parıltısını, eskiliğini, yorgunluğunu, anılarını, heyecanını, her şeyini eşyalar taşıyor. Kenara koyup topluca baksanız, gözünüz bir yerlerden ısırır her detayı. Unutmaya çalıştığınız, unutmak istemediğiniz, unutamadığınız bir yığın hatıra hücum eder zihninize. Bir yerlerden aceleyle çıkıp gelirler. İlişki ne kadar uzun ve derin yaşanmışsa, eşyaların ömrü…

read more →

Berlin Duvarı’nın Gölgesinde

En sevdiğim şehirleri sayarken mutlaka Berlin’in adını geçiriyorum. Çok defa gitmiş olmamdan sebep, kişisel tarihimde bir hayli anıyla yüklü bir şehir… Son gidişimde, içecek bir şey almak için girdiğim dükkanda bir tişört dikkatimi çekti. Berlin haritası dört parça halinde. ABD, İngiltere, Fransa ve SSCB bayrakları var bu parçaların her birinde. Tam ortasında ise bir Alman…

read more →

Bir Şehre Son Defa Bakmak

Berlin’de, Tegel Havaalanı’nın yolcu giriş kapısında, saatler sabahın körünü gösterirken, oracıkta dikilmiş günün ilk sigarasını içen bir adam -yani bendeniz-, fotoğrafta gördüğünüz  manzarayı seyretmekle meşguldür.  ”Bir insanın havaalanına bisikletle gelmesinin sebebi ne olabilir” sorusunu sorarken, gökyüzündeki ışık oyunun tadını çıkarır. Manzara muhteşem. Öyleyse bunu belgelemek gerekir. Bu kareyi çekmekle sadece bir görüntüyü değil, koskoca bir…

read more →

Hayata Dair 30 Soru ve Daha Fazlası

Hayat nedir? Hangi kısmıdır yaşadıklarımızın? Ne kadarı bize, ne kadarı başkalarına aittir? Hayat bir ömrün kaçta kaçıdır? Kaçanlar da hayata dâhil midir? Yoksa hayat sadece yakalayabildiklerimiz veya yakalandıklarımız mıdır? Neyle ölçülür en başta? Zamanla mı? Yoksa mesafelerle mi ölçersiniz bir uzaklığı? Sizin ona geç, onun size erken kalması da bir oyunu değil mi hayatın? Yoksa…

read more →

Güneşin Dikey Işınları

Pencereden sızan güneş ışığıyla en son ne zaman uyanmıştınız? Ben hatırlamıyorum. Gözlerimin perdelerini araladığımda o mutlu aydınlık beni karşılardı. Çocukluğumda mı kaldı yoksa? Bilmiyorum. Yatak odasının penceresi doğuya bakıyor halbuki. Güneş sızamıyor demek içeri. Belki de çok yoruldum, uyandıramıyor beni, bu da olabilir. Güneşin altında hafif bir uyku, binlerce defa uyanmak gibi. Bir bankta, çimenlerde,…

read more →

Bir Çiçek Dükkanım Olsa

Sevdiği işi yapan insanları hep şanslı bulmuşumdur. Ben de onlardan biriyim. 19 yaşımdan beri gazetecilik mesleğinin içindeyim. Hayatımı yazarak ve yayın yöneterek kazandım. Başka bir mesleğe sahip olmayı hiç düşünmedim. En azından şimdiye kadar İnsan orta yaşlara adım adım yaklaşırken, hayatında bazı ince ayarlara ihtiyaç duyuyor. Belki de kendi hayatımızın dizginlerini yeni yeni tutuyoruz bu…

read more →

Susma Hakkı

Uzun süreli ilişkilerde (arkadaşlıklar da dâhil olmak üzere), kişilerin karşılaştıkları sorulardan biri “hâlâ birbirinize anlatacak bir şeyler bulabiliyor musunuz” oluyor. Sorulmasında bir mantıksızlık yok bence. Yıllarca birlikte vakit geçiren, yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen insanlar konuşulacak ne varsa tüketebilir. İnsan, yakınındakilerle günlük hayatın rutininden çok daha fazlasını konuşmak ister. Sıradan sohbetlerin ötesinde, yeni şeyler konuşabilmeyi arzular…

read more →

Kolları Bağlı Hüzün

Bir tek duruş, bir tek susuş pek çok şey anlatabilir. Beden dili dedikleri şey, konuşmakla değil de okumakla ilgili olsa gerek. En iyi okuyucular da, en iyi seyredenler oluyor. Basit, olağan, ilginç görünmeyen bir detayı seyrederken, o sırada diğer insanların görmediği bir parıltıyı görüyorum bazı zamanlar. Nadiren de olsa bu anın fotoğrafını çekebiliyorum. Bu tamamen…

read more →
Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12