Entries from 'Canon EF 70-300mm'

Çayeli’nden Öteye

En çok göç veren bölgelerimizden biri Karadeniz. Bilhassa Doğu Karadeniz illerinden büyük bir göç yaşandı son 20 yılda. 10 senedir gidip geliyorum oralara. Ben bile fark ettim o günlerden bu günlere yaşanan değişimi. Şehir merkezinde ev alıp sadece bayramlarda ve yaz aylarında köylerine giden bölge insanı, gençlerin iş ve eğitim sebebiyle büyük şehirlere geçmesiyle yalnız…

read more →

Güneşin Dikey Işınları

Pencereden sızan güneş ışığıyla en son ne zaman uyanmıştınız? Ben hatırlamıyorum. Gözlerimin perdelerini araladığımda o mutlu aydınlık beni karşılardı. Çocukluğumda mı kaldı yoksa? Bilmiyorum. Yatak odasının penceresi doğuya bakıyor halbuki. Güneş sızamıyor demek içeri. Belki de çok yoruldum, uyandıramıyor beni, bu da olabilir. Güneşin altında hafif bir uyku, binlerce defa uyanmak gibi. Bir bankta, çimenlerde,…

read more →

Bir Çiçek Dükkanım Olsa

Sevdiği işi yapan insanları hep şanslı bulmuşumdur. Ben de onlardan biriyim. 19 yaşımdan beri gazetecilik mesleğinin içindeyim. Hayatımı yazarak ve yayın yöneterek kazandım. Başka bir mesleğe sahip olmayı hiç düşünmedim. En azından şimdiye kadar İnsan orta yaşlara adım adım yaklaşırken, hayatında bazı ince ayarlara ihtiyaç duyuyor. Belki de kendi hayatımızın dizginlerini yeni yeni tutuyoruz bu…

read more →

Bir Kedi, Bir Adam, Bir Köpek

Karşı apartmanda ikamet eden hayvan dostlarımızla balkondan balkona kurduğum bir iletişim var. Genellikle pencereden seyrediyorum onları. Munis bir kedi, oyun özlemiyle yanıp tutuşan bir köpek. İkisi de evin dışında, caddede akan hayata bakıp duruyorlar günün farklı saatlerinde. Birbirlerinin farkındalar mı bilmiyorum. Bir de adam var. Balkona sigara içmek için çıkıyor. Emekliliğin tadını mı çıkarıyor yoksa…

read more →

Susma Hakkı

Uzun süreli ilişkilerde (arkadaşlıklar da dâhil olmak üzere), kişilerin karşılaştıkları sorulardan biri “hâlâ birbirinize anlatacak bir şeyler bulabiliyor musunuz” oluyor. Sorulmasında bir mantıksızlık yok bence. Yıllarca birlikte vakit geçiren, yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen insanlar konuşulacak ne varsa tüketebilir. İnsan, yakınındakilerle günlük hayatın rutininden çok daha fazlasını konuşmak ister. Sıradan sohbetlerin ötesinde, yeni şeyler konuşabilmeyi arzular…

read more →

Kolları Bağlı Hüzün

Bir tek duruş, bir tek susuş pek çok şey anlatabilir. Beden dili dedikleri şey, konuşmakla değil de okumakla ilgili olsa gerek. En iyi okuyucular da, en iyi seyredenler oluyor. Basit, olağan, ilginç görünmeyen bir detayı seyrederken, o sırada diğer insanların görmediği bir parıltıyı görüyorum bazı zamanlar. Nadiren de olsa bu anın fotoğrafını çekebiliyorum. Bu tamamen…

read more →

Yapraklarla Adım Adım

Doğanın en güzel manzaralarından birini sonbaharın yaprak dökümü sunuyor. Benzer biçimde, ağaç dallarının yapraklanması ve çiçek açması bir başka renk cümbüşünü oluşturuyor. Sonbaharın sarı, kahverengi ve kızıl tonlarına eşlik eden güneşin yatay ışıkları, dalların arasından süzülüp uzun yola vurdukça, sadece yürümek geliyor içimden. Öyle boş boş yürümek. Bir yere vermak için değil, sadece yürümek için…

read more →

Ceketimi Alırım ve Giderim

Düşünceler zincirine kapıldığım anlardan birinde, kendimi Shakespeare’in ünlü Seven Ages of Man (İnsanın Yedi Yaşı) tiradında buldum. “Tüm dünya bir sahne. Tüm erkek ve kadınlar yalnızca oyunculardır…” diye başlayan eserde insanın hayatı boyunca pek çok rol oynadığı ve bu oyunun da yedi perdeden oluştuğu anlatılıyor. Yani insan hayatının bebeklikten ölüme uzanan yedi yaşı, yedi farklı…

read more →

Daha Dün, Yirmi Yaşındaydım

Sizin yirmili yaşlarınızda kalan, unuttuğunuz bir şey var mı? Benim var. Hep çok sonra hatırlarız bunları. 20′li yaşlar dediysem, ilk yıllarını kast ediyorum aslında. O yıllardan alacaklıyım. Unuttum, fark etmedim, bilmiyordum… Geri dönüp toplayamazsınız, artık çok uzaklardadır yirmili yaşlar. Evden, kısa süre kaldığımız otel odasından veya iş yerinden filan, toplanıp çıkarken içimizi bir anlığına kaplayan,…

read more →

Sonbahardan Çizgiler

Mevsim geçişlerinin giderek azaldığından, sonbahar ve ilkbaharı giderek görememekten dem vuruyor pek çok insan. Nasıl olduğunu anlamadan birden kışa girmek, uzun bir kıştan sonra havaların bir anda ısınması şikayet konularının başında yer alıyor. Küresel iklim değişikliğinin yansımaları olduğu aşikar. Fakat bu yakınmalarla ilgili benim aklıma gelen bir ihtimal daha var. İnsanların şehir hayatının koşturmacası içinde,…

read more →
Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12