Entries from 'Canon EOS 50D'

Bisiklet Kardeşliği

En çevreci ulaşım aracı olan bisikletin yaygınlaşması için son yıllarda “bisiklet paylaşım sistemi” (Bicycle sharing system) adında bir sistem işletiliyor. Şehir bisikleti de (City bike) yaygın olarak kullanılan bir isim. Dünyanın pek çok büyük şehrinde (200′den fazla uygulama olduğu tahmin ediliyor) başarıyla uygulanan bu sistem, genellikle belediyelerle özel sektör kuruluşları tarafından ortaklaşa kuruluyor. Sisteme üye…

read more →

Odanızın Penceresi Neye Açılıyor?

Odanızın penceresi neye açılıyor? Bir bahçe, bir sokak, bir park veya bir sundurma? Bir başka pencereye açılıyor olmasın? Belki de bir mezarlık. Yoksa derin bir uçuruma mı? Söylesenize, neye açılıyor odanızın penceresi? Neye açılıyor gözleriniz, gözleriniz? Zürih’te ilk gecem. Hava soğuk fakat çok kuru, yağışsız bir ayaz var. Yabancı bir şehirde yabancı bir otel odasında uykuya…

read more →

Her Şehrin Zamanı Farklı Akıyor

Bir şehrin ruh haline bürünmek, kalabalığına karışmak ve kaybolmak için yapmanız gereken en önemli şey, o şehrin zaman akış hızına uymak. O şehrin sakinleri nerede ne yapıyorsa aynı yolu izlemek. Aynı hızda adımlar atarak yürümek. Etrafa şaşırmadan bakmak. Belki bu sayede şehir sizi kabul eder. Aynı zaman, aynı gökyüzü altında yaşadığınızı duyumsamanız için bu şart….

read more →

Karşı Kıyı

Denizlerin karaları böldüğünü sanırız fakat durum hiç de öyle değildir. Sadece bazı denizler -İstanbul’daki gibi- karaların arasında durup karşı kıyıya bakma lüksünü bizlere sunar. Bir adaya bakmak değil ama! İçinden deniz geçen şehirler daima benzersiz bir ayrıcalıkla diğerlerinin önüne geçiyor. O denizlerin üzerinden geçen köprüler, o köprülerin altından geçen sular. İçinden deniz geçen şehirlerde hayat…

read more →

Ezberlediğim İstasyonlar

Bir şehirde yaşarken, korkunç araç trafiğini atlatarak ulaşım sağlamanın en kolay yolu şüphesiz metro. Daha kısa mesafelerde bisiklet de tercihim. Bilhassa Avrupa ziyaretlerimde ilk işim haftalık metro kartlarından almak oluyor. Her şehrin metrosu kendi kişiliğine sahip. Şu ana kadar kullandıklarım arasında Moskova, Prag, New York ve Paris metroları en çok aklımda yer edinenler.  Özellikle de Paris…

read more →

Kimdi Giden, Kimdi Kalan

Ölüm, hayatın en soğuk ve en acı sürprizlerini hazırlıyor. Değiştiremeyeceğimiz, çoğu zaman gelişine engel olamadığımız bir gerçek. Yakınımızda, cebimizde, yanıbaşımızda. Geliyor, vuruyor, yıkıyor, yakıyor. Sonra, aradan günler-aylar-yıllar geçiyor. “Hayat devam ediyor” diyorlar ya; devam ediyor mu gerçekten? Hayat denebilir mi artık bu yaşanana? O olmadan nefes aldığınızda, onun nefes almadığı ve kalbinin atmadığı bir güne…

read more →

Bir Şair Ne Zaman Ölür?

Bir şair ne zaman ölür? Şairler ve şiirseverler arasında sıklıkla konu olan bir sorudur. Cevabı bilinmez. Belki de sadece şairin kendisi bilir bu sorunun cevabını. Şairlerin son dönem şiirlerine bakılacak olursa, ölümün ağırlığı hissedilir. Cemal Süreya’nın, Edip Cansever için söylediği bir söz vardır şiirinde, “fazla şiirden öldü Edip Cansever” diye. Ne var ki Nazım Hikmet…

read more →

Vapurdaki Yabancı

Kalabalık şehirde yaşamanın sağladığı olanaklardan biri, herhangi bir zamanda, kolayca kaybolabilmenizdir. Kendinizi kolayca unutturabilirsiniz. Pek az insan bunu fark eder ve bu fark edişin tasası pek de uzun sürmez. Eskisi kadar ortalıkla görünmemeniz ilk zamanlar “yahu nerelerde bu deli” cümlelerini dolaştırır ortalıkta. Bir anlık duraksama gibidir. Herkes hayatına devam eder. Meşguliyetle ve acelesi olmakla ilintili bir…

read more →

Beklemenin Resminin Fotoğrafı

Bu kafede, dışarıdaki iki kişilik masada uzun süre bekledi. Onun artık gelmeyeceğinden emin olduğu anda kalkıp gitti. Bir insan bazen giderken yüzünden bir parça, bir bakış bırakıyor. Üstelik o kafede bıraktığı şey, bir yüzden ibaret de değildi. Muhtemel bir aşkın ilk adımları da orada silindi. Aralık 2010 – Galata/İstanbul/Türkiye   Kamera: Canon EOS 50D   F durağı:…

read more →