Entries from 'Canon EOS 7D'

Berlin’in göğünün altında

İstanbul gibi engebeli bir şehirde büyüyen herkes gibi ben de düz şehirlerde farklı hissediyorum. Düz bir şehirdeyken, gökyüzü yere daha yakın geliyor. Her yer gökyüzüyle kaplı. Berlin de böyle bir şehir. Tıpkı Paris, Amsterdam, Eskişehir, Ankara, Prag, Budapeşte, Barselona gibi… Bu şehirleri kuşbakışı izlemek, bir lunaparka dönme dolaptan bakmak gibi. Büyük şamatayı görür ve izlersiniz,…

read more →

Lütfen Çimlere Basınız

Öğrencilik yıllarımda Anadolu’dan gelen bir arkadaşım, parklarda gördüğü “lütfen çimlere basmayınız” uyarısına çok şaşırdığından bahsetmişti. Çünkü çimler uzaktan seyretmek için değil, üzerine basmak içindir Metropolde doğup büyümüş her insan gibi ben de bu şaşkınlığa şaşırıp, öğretilmiş yasakları sorgulamadan nasıl da kabullendiğimizi bir defa daha düşünmeye başlamıştım. Beton ve camdan inşa edilen şehirlerde bir yudum çimen…

read more →

Konuşmamız Lazım

Bazı sorular veya sözler, peşinden gelecek cümlelerle ilgili her zamankinden çok şey anlatır. Durumlara, karakterlere hatta cinsiyetlere mal olmuş sözler de var. Benim en sevdiklerimden biri “konuşmamız lazım”. Bakmayın seviyorum dediğime, her erkek gibi ben de bu sözden müthiş korkuyorum. Ardından oldukça tekinsiz, korkulması gereken konular açılacaktır. Şimdiye kadarki yaşam deneyimim ve yakın çevremdeki insanların…

read more →

Haydarpaşa Bahtı Kara

Ülkemiz ne yazıktır ki mimari konusunda son 100 yılını yan gelip yatarak geçirmiş. Görülmeye değer eserlerin çoğu, Cumhuriyet öncesi dönemden kalma. İstanbul’da örnek gösterilebilecek bina sayısı iki elin parmaklarını geçmiyor. Haydarpaşa Garı, bunlardan biri. Görkemli ve ruhu olan bir yapı. 1906′da inşa edildikten sonra iki yangın ve bir gemi kazası atlattı. Geçen seneki yangın, çatısını…

read more →

Derya Kuzuları

Bu kadar yoğun çalışmasaydım, haftada birkaç gün mutlaka akşam yemeği için mutfağa girerdim. Yemek yapmak terapi gibi bir şey. Sadece mutfakta geçen zamanıyla değil ama; tüm hazırlık süreci de dâhil bu eğlenceye. Çarşıya gidip dükkan dükkan dolaşarak malzemeleri en tazelerinden seçerek almak işin en zevkli yanlarından. Büyük marketleri sevmiyorum. Daha fazlasını ödemek pahasına her bir…

read more →

Ayrıntılar Cumhuriyeti

Küçük şeyler asla küçümsenmeye gelmiyor. Önemsiz gibi görünen detayların esasında hayatımızın bütününde, aldığımız kararlarda veya insiyatifimiz haricinde gelişen tesadüflerde ne kadar da etkin olduğunu zaman içinde anlıyoruz. Çağrışımlar da öyle. Âşık olmak büsbütün bir çağrışım oyunudur. Çağrışım perileri hiç bilmediğimiz bir oyun düzenler. Hoşumuza giden, nefesimizi kesen, tüylerimizi diken diken eden, kalbimizi ürkek bir kuşun…

read more →

Renkler, Meyveler, Başka Renkler

Manav dükkanlarını herkes sever. Meyve sevsem de kendimi meyve tutkunu olarak tanımlayamam. Fakat manav dükkanlarını dolaşmak benim için bir resim veya heykel sergisini dolaşmak gibi. Işık çocuk gibi, en iyi meyve ve sebzelerin üzerinde oynar sevdiği oyunları. Öyle güzel parıldar ve renklerin hakkını verir ki, bir görüntüden koku alınabildiğini orada görebilirsiniz. Henüz yaklaşmadan, ta bu…

read more →

Eşyanın Belleği

Bir hayatın, beraberliğin, ilişki ikliminin kirini, pasını, kokusunu, parfümünü, terini, karanlığını, parıltısını, eskiliğini, yorgunluğunu, anılarını, heyecanını, her şeyini eşyalar taşıyor. Kenara koyup topluca baksanız, gözünüz bir yerlerden ısırır her detayı. Unutmaya çalıştığınız, unutmak istemediğiniz, unutamadığınız bir yığın hatıra hücum eder zihninize. Bir yerlerden aceleyle çıkıp gelirler. İlişki ne kadar uzun ve derin yaşanmışsa, eşyaların ömrü…

read more →

İçinden Bisiklet Geçen Şehir

Engebesi az, düz şehirlerin vazgeçilmezi bisiklet. Yakın kuşaktaki çoğu insan gibi benim için de önemli bir çocukluk ikonu. Doğal bir sempati barındırıyor nüvesinde. Elbette kolektif bilinçaltımızın bize bir hediyesi. Çoğu insan bisiklet sever. Üstelik üzerinde durup sürmesi, rüzgarı yüzünde ve göğsünde hissederek pedallarına basması da değil sadece. Öylece park etmiş dururken, bir ağacın dibinde devrilmişken, onu…

read more →

Berlin Duvarı’nın Gölgesinde

En sevdiğim şehirleri sayarken mutlaka Berlin’in adını geçiriyorum. Çok defa gitmiş olmamdan sebep, kişisel tarihimde bir hayli anıyla yüklü bir şehir… Son gidişimde, içecek bir şey almak için girdiğim dükkanda bir tişört dikkatimi çekti. Berlin haritası dört parça halinde. ABD, İngiltere, Fransa ve SSCB bayrakları var bu parçaların her birinde. Tam ortasında ise bir Alman…

read more →
Toplam 5 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345