Dansla konuşmak

HAYAT

Bazı danslar iki kişilik. Konuşurlar karşılıklı. Dışarıdan bu sohbeti izlemek, vücutlarıyla konuşmalarına tanık olmak büyük bir keyif sunar. Bezense tek başına dans eder insan. Bir mecburiyet değil, tercihtir. İkiden fazla insanın dansı da çok farklı bir görsel zenginlik sunuyor. Bir koro gibi, bir orman gibi. Kalabalık danslar çok uzun bir hikayeyi, farklı insanların dilinden aynı anda anlatmak gibi. Kadınlar ve erkekler dans ederken her zamankinden özgür olurlar. Başka insanların kolları, omuzları, gövdesiyle güç alır dansçı.

Hep imrenerek izlerim dansçıları. Dansın her türünden kendine özgü bir dil var gibi geliyor bana. Fakat sadece izleyenlere anlatmak için değil, kendi aralarında konuşmak için de kullandıkları bir dil bu. Yani bize dansla anlattıklarıyla kendi aralarından konuştukları sanki çok farklı şeyler. Orada farklı şeyler oluyor. Bizim bilmediğimiz, duymadığımız, göremediğimiz şeyler. Bunu anlamanın tek yolu, onlardan biri olmak.

Haziran 2009 – Dubrovnik/Hırvatistan


Erdal Kaplanseren

Erdal Kaplanseren

Bu blog'da, ben Erdal Kaplanseren'in hayatına konuk olacaksınız. Belki de okurken ben sizin hayatınıza misafir olacağım, bunu henüz bilmiyoruz. Bunun için yapmanız gereken, ana sayfada akan ve kategoriler içindeki yazıları açarak hayata, insanlara, mekanlara, ilişkilere, izlediklerime, dinlediklerime, okuduklarıma dair düşüncelerime dalmak. Hepsi bu kadar. Hakkımda sayfasını ziyaret ederek benimle ilgili daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz. İyi eğlenceler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir