Hemzemin

ÇEKMECE

John Berger, “Buluştuğumuz Yer Burası” adlı kitabındaki Lizbon bölümünde şöyle diyor: “Annem ağladığı zaman yüzünü benden başka bir yana çevirmeye çalışırdı. O ağlarken ben beklerdim, uzun bir trenin hemzemin bir geçitten geçip gitmesini beklediğim gibi.”

Gerçekten de erkeğin en büyük çaresizliği, karşısında ağlayan bir kadına bir şeyler söylemesi gerektiği anda ortaya çıkıyor. Söyleyeceği herhangi bir şey durumu daha da kötüleştirebilir. Hiçbir şey yapmamak da duyarsızlık ve kabalık olarak anlaşılabilir. İnanın ne yapılması gerektiğini ben de tam olarak bilmiyorum. Bu yüzden John Berger gibi bekliyorum. Uzun bir trenin hemzemin bir geçitten geçip gitmesini beklediğim gibi bekliyorum.

Çünkü söyleyecek sözünüz yoksa en iyisi susmaktır. Karşısında sessizce gözyaşı döken kadına bu suskunlukta yoldaşlık etmek için erkeğin hiçbir şey söylememesi de bir yol belki de. Bazen insanlar sadece susarak anlaşırlar. Kelimeler kifayetsizdir. Erkek söylemeye kalksa düğümlenip kalır boğazında sözcükler. Kadının alabora olur dudakları, bir gözyaşı fırtınasında.


Erdal Kaplanseren

Erdal Kaplanseren

Bu blog'da, ben Erdal Kaplanseren'in hayatına konuk olacaksınız. Belki de okurken ben sizin hayatınıza misafir olacağım, bunu henüz bilmiyoruz. Bunun için yapmanız gereken, ana sayfada akan ve kategoriler içindeki yazıları açarak hayata, insanlara, mekanlara, ilişkilere, izlediklerime, dinlediklerime, okuduklarıma dair düşüncelerime dalmak. Hepsi bu kadar. Hakkımda sayfasını ziyaret ederek benimle ilgili daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz. İyi eğlenceler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir