Nefes nefese

HAYAT

Zamanı hayat birimiyle ölçmeye ne dersiniz? Uzun birimleri bir kenara bırakalım. Anlarımızdan çıkanlara bakalım. örneğin nefes. Zaman birimi olarak da bir nefese ayarlarım pek çok şeyi. Bir nefes alıp vermek kadar kısadır aslında hayatımızda en büyük kararları vermemiz. Günlerce, haftalarca, aylarca düşünmek hiçbir şey kazandırmaz. Her şey bir nefes anında olup biter. İkna oluruz, kabulleniriz, inkar ederiz, yok sayarız tek nefeste. Genellikle bu kadar kısa bir zamanda, yani beynimizi oksijenle beslediğimiz bu zaman diliminde üstesinden geliriz bizi derin ve soluksuz pasajlara sürükleyen açmazların.
Bir nefes alırız -bu düşünmedir- ve bir nefes veririz -bu da anlamadır-. Derin, kaçınılmaz, üstesinden gelinemeyeceğine emin olunan. Tüm kesin kararlar bir nefes alıp vermek kadar kısa ve yakındır bize. O olmasaydı yaşıyor olamazdık. Yani o, nefes.
Bir de nefes alırken içimize çektiğimiz şeyler var. Derin bir ah! veya bir koku. Kar soğuğunu solumanın bir tadı ve kokusu vardır ya… Bir de nefesle sevdiğimiz bir insanın kokusunu çekeriz içimize. O kokuyu saklarız yıllarca, on yıllarca. Belleğimizde yerini alır o koku. Eminim tanıdık geliyordur sana da.
Sarılırken veya kulağına fısıldarken onu gizlice kokladığın, parfümünü içine çektiğin hiç olmadı mı?


Erdal Kaplanseren

Erdal Kaplanseren

Bu blog'da, ben Erdal Kaplanseren'in hayatına konuk olacaksınız. Belki de okurken ben sizin hayatınıza misafir olacağım, bunu henüz bilmiyoruz. Bunun için yapmanız gereken, ana sayfada akan ve kategoriler içindeki yazıları açarak hayata, insanlara, mekanlara, ilişkilere, izlediklerime, dinlediklerime, okuduklarıma dair düşüncelerime dalmak. Hepsi bu kadar. Hakkımda sayfasını ziyaret ederek benimle ilgili daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz. İyi eğlenceler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir